• BIST 109.050
  • Altın 153,540
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • Batman : 2 °C
  • Maçtan sonra kalp krizi geçiren öğretmen hayatını kaybetti
  • Aslan ve Hamidi taziyede buluştu
  • ‘Halkımız baskı politikasıyla ezilmek isteniyor’
  • Maçtan sonra kalp krizi geçiren öğretmen hayatını kaybetti
  • Aslan ve Hamidi taziyede buluştu
  • ‘Halkımız baskı politikasıyla ezilmek isteniyor’

ACI

31.08.2015 18:39
Çetin Ergin / Yazar

Çetin Ergin / Yazar

Sanatın acıyı hafifletmesi ve hayatı katlanılır kılması gibi işlevleri var derler. Çehov’un bir öyküsü bana bu doğru düşünceleri hatırlattı. Öykünün adı : ‘’ Acı ‘’

Öykü bir epigraf ile başlıyor: ‘’Kime anlatsam kederimi?‘’ Soğuk bir kış akşamı kar yağıyor. Bir arabacı yolcu beklerken üzerindeki kar alçı kadar ağırlaşmış. ‘’Bir hayalet gibi bembeyaz.‘’ Arabacı kara karşı kayıtsız davranıyor. Belli ki bir acısı var. Kafası sadece bir şey düşünüyor. Öykü ilerlediğinde, arabacı yerli yersiz araya girip yolculara bir hafta önce oğlunun öldüğünü söyler. O hepsini anlatmak için çırpınıyor. Kimse de onu dinlemek istemiyor. Ve hızlı gitmediği için ona kızıp bağırırlar. Acısını açma isteği ve açamama ile boğuşur.

Arabacı üzüntü içindedir. Yalnızdır, yorgundur, üşüyor ve kederlidir. Acısını belki anlatıp rahatlama umuduyla arabacıların hanına gider. Hana girince gözleri uyku dolu genç bir arabacı su içer. Arabacı onunla konuşmak ister.  Adam yorganı üzerine çekip uyur. Yalnız kalan ve uykusu gelmeyen arabacı atına yem vermek için dışarı çıkar. Nihayet bir dinleyici bulma sevinciyle içini döker…

Hepimiz arabacıyız. İnsanları birbirinden ayıran nokta, yaşama yöntemleridir. Hem yazarak hem konuşarak her zaman yaptığımız dil dökmektir.

****

BAUDELAIRE’IN BİR FOTOĞRAFI ÜSTÜNE

İnsan, Baudelaire’ın gözlerinde görebilir hayatını ve sanatını. Gözlerinin güçlü derinliği bende hayret ve korku intibası bırakıyor. Bir hayli şey var çukura kaçan gözlerinde. Belki kapalı ağzı ona dair bir iki ipucu verebilir. Sanki sürekli susmak ve sürekli konuşmak için var olan bir ağız.

Bana kalırsa, yine de bütün varlığını yansıtan gözleridir. Baudellaire’ın gözleri son derece duygu ve düşünce yüklü. Dehşet ve cesaretle bakan gözler. Bu gözlerde şairin sevdiği ‘Şeytan’, ‘Haydutlar’ ve ‘Güzellik’ var.

***

ESKİ SİNEMA

Sinema, her küçük şehirde olduğu gibi burada da çarşının sapa sokaklarından birindedir. Şehrin ilk sinemasının olduğu sokak hem ufak hem de dardır. Sinemanın her yerini büyük bir ilgisizlik ezip geçmiş. Giriş kapısı kırık, çürük ve yer yer çatlaklarla dolu...

Briketli yüksek duvarlar islenmiş, delik deşik durumda. Belki de sinemanın kapanmasının ertesinde duvarda büyük harflerle yazılmış 'MOTOR TAMİRİ YAPILIR' yazısı okunuyor. Kamera penceresi harabeye dönmüş. Örümcek ağları dans ediyor orada. Sanki sonraları sinemanın içinde ve dışında, hatta duvarların önünde de ateşler yakılmış olmalı ki kara lekeler kalıcı kalmış...

   Gişenin demir penceresi kapalı. Sinemanın anıları bütünüyle silinmiş. Kapı önünde, sokağın içinde çın çın öten sesiyle: '' Başlıyooor! Hade başlıyooor!'' diye bağıran çocuk kim bilir nerede?

Eski sinema sokağını seviyorum. Buradan her geçişimde hisliyim. Şaşkınlık, ürperti gibi şeyler! Her şey nasıl da değişiyor? Sessiz sokakta bütün yüreğimle -sanki bir bilet alacakmışım gibi- heyecanlıyım...

Bu yazı toplam 777 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim