• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Batman : 19 °C
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’

AĞLAYAN ÇOCUKLAR....

22.03.2016 13:41
Konuk Yazar / Batman Haber Gazetesi

Konuk Yazar / Batman Haber Gazetesi

Bu coğrafyada ne hazindir ki, masum çocuklar ağlıyor. Dünyadan olup bitenden habersiz yavruları zalimler ağlatıyor çocukları, kadınları. Çocukların gözlerinden akan billur gibi gözyaşları en vicdansız insanların katı  kalplerini titretmeli... Masum bombalara hedef olan Suriyeli, Filistinli, Iraklı, Afganistanlı,Libya, yemen ve daha isimlerini sayamadığım savaşın kan ve barutun eksik olmadığı ülkelerinin çocuklarını konuşuyorum.Göçe zorlanmış, devletlerin sınır boylarında sürgüne, göçmen  konuma düşen , ölüm yolculuğuna çıkan kadın, genç, çocukları konuşuyorum.

Dünyada gezegeni ürerinde yaşayan biz  insanlar, büyük bir sınavdan geçiyoruz.. Özellikle  İslam coğrafyasını cehenneme çeviren zalim dünya güçleri, sözünü ettiğim devletlerde yaşayan insanları savaşa, kan ve göz yaşa sebep olan zalim liderlerin kirli oyunlarını, kirli ittifaklarını konuşuyorum. Büyük bir sınavdan geçiyoruz. Makedonya ve Yunanistan sınırında 2 bin Suriyeli göçmenlerin açlık , susuzluk , soğuk çetin hayat şartlarında derme- çatma çadırlarda, kendi imkanları ile çadır kuran Avrupa kapısında açlığa mahkum olan göçmenlerin durumunu konuşuyoruz.Bu hale getirilen sebeplerin neticelerini konuşuyorum.AB,(Avrupa birliği) BM (Birleşmiş Milletler) gibi dünyada söz sahibi devletler bu konuda, göçmenler konusunda sınıfta kalmıştır.

Ümmetin bu perişan haline ağlamak, masum çocukların aç, susuz, yalın ayakla yollara revan olmalarına ağlamak, Suriye'de Rus uçakların bombardımanında ölen, cesetleri parçalanan, evlerin enkazında kalan ölen insanların perişan haline ağlamak. Ağlamalıyız. Ağlamayı ihmal ettik galiba. Dünyaya daldık, maddeye sarıldık, çıkar menfaatlerimize, siyasi emellerimize ideolojik saplantıların verdiği olumsuz neticeler yüzünden ağlamayı ihmal ettik. Makam ve şöhretin, kariyer ve enaniyet  esiri olduk. Birbirimizi sevemedik.İnsani Hak ve hukuku dile getiremedik, bu haklar   çiğnenirken vurdumduymaz olduk.  dramatik olaylara bana ne dedik. nemelazım dedik. Sustuk, hakikati  anlatamadık.  Alimler sınıfı bu gerçeği gereği şekilde, bu ağır sorumluluğumuzu ifa edemedik.

Ümmet perişan, ümmet fakir, ümmet despot zalim dünya devlerin oyuncağı haline getirildi. Asabiye hastalığı zihinlere aşılayarak, bu ümmetin çocuklarını birbirine düşürüldü.Birbirini öldürüyor, yakıyor, yıkıyor, derbeder ediyor.Böl, parçala ve yut politikası uygulanmıştır.  siyasi emellere alet haline getirildi. Maddi ve manevi büyük kayıplara sebep oldu. Fiillerimizle, İslam ahlakını sosyal, siyasal alanda içtimai hayatımızın her alanında yaşayamadık. Bugün Ümmetin çocukları bu vahim dramatik olayları yaşıyorsa bu sebeplerdir diye düşünüyorum....

Emri bil maruf ve nehyi anıl münkiri şuuruyla hakkı hakikati seslendiremedik hakkıyla. Ağlayan çokların sesini duymazlıktan  geldik.  yalın ayaklı göçmen çocukların, yırtık pantolonlarını dehşet verici göç manzaraları bizim uykumuzu, rahat hayatımızı bozmadı. Biz ağlamadık bu dehşet manzaralar karşısında, lüks dairelerimizde, Tv haberin kanallarından televizyon dizilerini izlemekten vakit bulamadık. Duyarlı olamadık. Çığlıkların sesine kulaklarımızı tıkadık.

Bütün yaşanan bu olumsuzluklara karşı, yaşanan bu kötülüklere karşı iyiliklerimizle değiştirebiliriz. Ağlayanın göz yaşlarını silmesine vesile olabiliriz. Bir zamanlar bu aziz millet, mazlumların ağlayan göz yaşlarını silerken, ne yazık ki bugün o aziz millet göz yaşı döken olduk. Ne oldu da bu vahim durumlara düştük. Bunu sorgulamamız lazım. Buna kafa yorup çözüm üretelim. Oturup ağlamakla dertler  çözülmez. Yeniden İnsani,  İslami ahlaki değerlerimize dönmemiz lazım. İslam'ı doğru yaşamamız lazım. Birbirini seven, birbirinin dertlerini, maddi ve manevi sıkıntılarımızı  paylaşma bilinciyle, dayanışma içinde , kaynaşma, birlik beraberlik ruhu ile, İslam'ın biz Müslümanlara  bahşettiği  kardeşlik ruhu ve anlayışı ile yeniden yaşamalıyız.

Emin olmak, doğru olmak, akıl ve ferasetle dünya işimizi yerine getirmek, ahlaki çöküntüden uzak, Ahlak-i hasena dediğimiz güzel ahlakla  kendimizi yenileyelim. sorumluluk bilinci ile, ömür sermayemizi hayırlı hizmetlerde kullanarak yarınlara  güvenle bakmak, çocuklarımıza güzel yarınlar hazırlamak adına saadet-i dareyna çalışalım. Tembelliği, ataleti, fakirliği, dilenciliği, sen- ben kavgaları bir tarafa bırakarak, dünyamızı mamur, ahretimizi mesrur etmek için, iki günü eşit olan ziyandadır efendimizin beyan ettiği sözüne uyarak geleceğe bakalım. Bu ümmetin kurtuluşu acizane kanaatime göre bu prensiplerden geçer.

Mazlum milletlerin, zillet içinde yaşayan milletlerin kurtuluşu bu prensiplerden geçer.Günah, isyan, zulümlerden uzak, nefsini kötü davranışlardan arındırarak hayatımıza yeni bir sayfa açalım. Gelişmiş dünya devletlerine bakıyoruz, savaşmayan, çalışan, demokratiik bir anlayışla hayat sürdüren milletler üreten, çalışan, maddi ve manevi hastalıklara bulaşmayan  milletler bu şuurla ilerlemişler, çocuklarına iyi bir dünya bırakmışlar.

İslam coğrafyasında yaşayan bizlerin  onlardan faklı bir tarafımız yok. Onlar bizden daha çok akıllı değiller. fakat onlar akıllarını iyi işlerde kullanıyor. Dünyasını mamur ediyor. Verilen işi  sağlam ve doğru yapıyor. Yalan konuşmuyor. Birbirini aldatmıyor. İşçinin alın teri kurumadan veriyor. Eksiksiz veriyor. Bizde ise  ne yazık ki bu uygulamalardan ferah fersah uzağız.

O halde huzurumuz  için, maddi ve manevi alanda gelişmemiz için, bu ümmetin çocuklarının göz yaşların olmaması için, iyi  yarınlar  hazırlamak, doğru olmak, azimle, şuurla dinimizin emirlerini yerine getirmek, çalışmak, üretmek, yalandan uzak, hileden uzak, sosyal problemlerimizi birbirini öldürerek değil, uzlaşarak, anlaşarak, düşünerek, akılla  çözmeye çalışalım.Bir ata sözümüzle konuyu bitirmek istiyorum: '' İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlara koklaşa koklaşa anlaşır'' derler ya, bu anlayışla hayatımıza yön vermeliyiz diye düşünüyorum. 

Bu yazı toplam 492 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim