• BIST 108.153
  • Altın 153,903
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • Batman : -1 °C
  • Maçtan sonra kalp krizi geçiren öğretmen hayatını kaybetti
  • Aslan ve Hamidi taziyede buluştu
  • ‘Halkımız baskı politikasıyla ezilmek isteniyor’
  • Maçtan sonra kalp krizi geçiren öğretmen hayatını kaybetti
  • Aslan ve Hamidi taziyede buluştu
  • ‘Halkımız baskı politikasıyla ezilmek isteniyor’

Ahırlala modernleşen kent: Batman

01.11.2013 16:25
Ciwan Değer / Batman Haber Gazetesi

Ciwan Değer / Batman Haber Gazetesi

Bilindiği gibi her sistemin efendileri bir de köleleri olmuştur tarih boyunca. Bu durum eskiçağ krallıkları döneminden başlayarak günümüze kadar biraz modernleşerek  süregelmiştir. Her ne kadar günümüzde bu durum bazıları tarafından fark edilmek istenmiyorsa da birazcık zekamızı zorladığımızda belirginliği koruduğunu görme şansına sahip olabiliriz.

Bu bağlamda aslında asıl efendi olması gerekenler, kendi bilinçaltlarına adeta enjekte edilmiş zehri rızalarıyla efendilik iplerini başkalarının ellerine vererek yakalandıkları travmanın bataklığında pörsümüş karanlık kuyulardan özlerini bir türlü kurtarma çabası yolunda emek vermeye çalışmazlar. Çünkü onlar dondurulmuş beyinleriyle başkaları tarafından uzaktan kumanda ile yönetilirler. Bu tür kişilikler (varsa eğer kişilik) efendilerine şirin görünmek için yalakalık hastalığına yakalanmış çeyrek bireylerdir.

İşin bilimsel yönünü bilenlere saygısızlık etmek istemem ama tahminimce ‘bu bir veba hastalığıdır.’ Hem de sosyolojik ve psikolojik anlamda toplumsal kangrene dönüşen ve her geçen gün komaya doğru sürükleyerek tedavi olma şansını yitiren bir hastalıktır.

Öylesine kötü bir hastalık ki toplumumuzun yakalandığı ve bilinçaltına yerleştirilen ruhsal bir salgının ta kendisidir. Yaşadığımız toplumun bazı bireyleri; kendilerine bütün kötülükleri, hakaretleri, haksızlıkları yapanlara karşı el pençe durarak sanki ona yapılanlar bir lütufmuş gibi itaat etmekle yükümlü olabilecek kadar ayaklar altına serilirler.

Artık öyle bir duruma gelmişiz ki yolda yürürken ya da karşıdan karşıya geçerken üzerimize deli gibi araba süren akıl hastası durumundakileri uyarmaktan korkuyoruz…

Elindeki dondurmayı taşların üzerindeki tuzdan zevk alır gibi yaladıktan sonra çöpünü yere atarak çevreyi kirletme hastalığına yakalananları uyarmaktan korkar hale geldik…

Sanki anne sütü kadar kutsalmış gibi emdiği sigaranın izmaritini sokağa fırlatan tipleri uyarmaktan korkar duruma geldik…

Parkta, bahçede ve doğada; kendi midesini düşünmekten başka bir şeyi beceremeyenlerin ortada bıraktığı çöpleri temizlemeden gidenleri uyarmaktan korkar olduk…

 

“Ölü-sün-den” bile utanmadan mezarlıklarda her türlü çirkefliği yapanları uyarmaktan korkar hale geldik…

Allah aşkına “Başları boş buğday başağı misali havada olan” ‘veba salgınına uğramış’ havamıza, suyumuza, ekmeğimize zehir katan bu hastalara kim dur diyecek?

Her ne kadar hastalıklı olsa da bu toplum, efendilerinden beklemelidir kuralsızlıklara dur demesi için.

Doğrusunu söylemek gerekirse ben bu efendilerden pek umutlu değilim. Çünkü onlar benim efendilerim değil. Ama umut parayla değil, belki içlerinde yiğit ve merhametli birileri çıkar, bu sorunların çözümü için çaba sarf eder hayalini kuruyorum.

Onlar; toplumlarının efendileri, ama toplum efendilerine ulaşamadığı için mesleğim gereği hak adına yazma sorumluğu gördüm kendimde ve bundan sonra da daha sık yazacağım…

 Aslında yazımda Batman’daki besiciliği ele almak istemiştim. Fakat temel sorundan önce virüs gibi toplumumuzun neredeyse büyük bir kısmına bulaşan, sosyolojik ve psikolojik anlamda küçük bazı tahlilleri de yapma gereği duydum. Umarım anlaşılabilmişizdir.

Kısa bir süre önce Batman Ticaret ve Sanayi Odası (BATSO) Meclis Başkanı ve aynı zamanda Göçerler Derneği Başkanı Emin Çelik ile gerçekleştirdiğim bir sohbet sırasında şehir merkezinde ve kenar mahallerde 250 bin civarında küçük ve büyük baş hayvanın barındırıldığını öğrendim.

Türkiye’nin en hızlı gelişen illerinden biri olan ve kentleşme yolunda ilerleyen “Batman’da neredeyse yaşayan nüfusun yarısı kadar küçük ve büyükbaş hayvan barındırılıyormuş. Bu hayvanların önemli bir kısmı Batman’ın kalbi sayılabilecek kadar önemli ve imajı konumundaki Diyarbakır Caddesi civarında besleniliyor. Öyle bir duruma gelmiş ki, Batman valiliğinin karşısında bulunan caddede, Ak Parti binasının hemen ötesinde, Bahçeşehir koleji civarında ve Anafen dershanelerinin bulunduğu bölgede hayvan pisliğinden ve kokudan geçilemiyor. Vahim olan da budur.

Bu örnekler çoğaltılabilinir.

Şimdi soruyorum bu toplumun efendilerine; belki delice araba sürenlere engel olmak zor olabilir, onlar kontrol altına alınamayabilirler.

Bilinçsizce sigara izmaritini yere atanların önüne geçilemeyebilir ya da piknik yapanların çöplerini toplamaları ikna edemeyebilirsiniz. Bu durum toplumsal bilinç ile alakalıdır ve bilinçsizlere şimdilik gücünüz yetmeyebilir efendileri olarak.

Ama 21. Yüzyılda Batman’ın göbeğinde halkın sağlığını tehdit etmekle beraber şehrin imajını zedeleyen besicilere de mi gücümüz yetmiyor? Elbette ki biz burada güç denemesi polemiği yapmayacağız. Ben işin mantıksal boyutunu gündeme getirmek istiyorum.

Gücümüz yetmez derken, elbette bu insanları sürgüne yollayalım diye öneride bulunmuyorum. Onları mağdur etmeden daha uygun bir zeminde besicilik yapabilecekleri yeler tahsis edilebilir. Bunu başardığımız taktirde hem halkın sağlığını zehirlemekten kurtarırız, hem şehrimizi imaj sahibi yaparız, hem de hayvancılığın daha iyi şartlarda yapılması için gerekli alt yapıyı oluşturmuş duruma geliriz. Aksi durumda Batman giderek kokuşmaya devam edecektir. Bu nedenle zaman kaybetmeden Batman’ı mega köyden kurtarmak için yarın çok geç olmadan harekete geçmemiz gerektiğini şehri yönetenlerden rica ediyoruz.

Bu yazı toplam 1089 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim