• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • Batman : 21 °C
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’

‘Çağdaş Muaviye’nin seçim propagandası kayıp’

28.06.2015 15:34
Ciwan Değer / Batman Haber Gazetesi

Ciwan Değer / Batman Haber Gazetesi

7 Haziran seçimleri öncesi Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bastırılarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın AKP genel başkanı gibi meydanlarda elline alıp salladığı Kurani Kerim piyasada bulunmuyor.

Seçim sürecinde Erdoğan’ın daha çok Kürt’lerin yoğunlukta yaşadığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki seçim meydanlarında halka karşı dini inançları alet ederek eline aldığı, Müslümanlar için kutsal kitap olan Kurani Kerimin piyasada bulunmaması dikkat çekiyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bastırılan Kürtçe Kuranı Kerimin piyasa bulunmaması, seçim sürecinde HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın da dile getirildiği gibi az sayıda ve seçim propagandası için bastırıldığı da kanıtlanmış oldu.

SEÇİMLERDEN ÖNCE DEMİRTAŞ SÖYLEMİŞTİ

7 Haziran seçimlerinden HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Kürtçe Kurani Kerimin bir tane bastırıldığını belitmiş ve Erdoğan Demirataş’ın bu söylemini reddetmişti. Ancak gelinen noktada, bastırılan Kurani Kerimin hiçbir yerde bulunmaması, Demirtaş’ın söylemlerinin doğru olduğunu ve haklılığını bariz bir kez daha kanıtlıyor.

faysal-odemir.jpg

SÖZDE ÜCRETSİZ DAĞITILACAKTI, PARA İLE BULUNAMIYOR

Erdoğan’ın seçim meydanlarında pervasızca eline aldığı Kurani Kerim’in bulunmaması Batmanlı yurttaşlar tarafından eleştirilerek, “Madem binlerce bastırılmıştı ve ücretsiz dağıtılacaktı, piyasada neden yok, ya da halka ücretsiz bir şekilde neden dağıtılmıyor. Bırakın ücretsiz dağıtılması biz paramızla almak istiyoruz ama bulamıyoruz” diye konuştular.

‘HALKIN İNANCINA SAYGISIZLIK YAPILIYOR’

Batman’da gösterdikleri bütün çabalara rağmen, Diyanet İşleri tarafından bastırılan Kürtçe Kurani Kerimi bulamadıklarını belirten temizlik işçisi Rıdvan Şahin Erdoğan ve AKP hükümetini eleştirerek halkın inancıyla oynadıklarını söyledi.

Şahin, “Kutsal kitaplar toplumların inancı gereği hiçbir meydanda siyaset aracı edilmez ve din siyasetin emrine hiçbir zaman girmez, giremez. Ancak bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan 7 Haziran seçimlerinde yaptı. Bu bizim dinimize saygısızlıktır. Biz dinimizi ne Erdoğan ile ne de Erdoğan’ın diyaneti ile öğrenmedik. Ayrıca bastırılan Kürtçe Kurani Kerimleri sözde ücretsiz olarak dağıtacaklardı. Biz şimdi paramız ile bulamıyoruz. Nasıl bir çelişki. Seçimlerde Kutsal kitabımızı eline alarak propaganda yapıyor. Halbuki bu büyük bir yanlış. Dünyanın herhangi bir ülkesinde birileri başka bir inanca ait kutsal kitapları eline alıp seçim propagandası veya başka bir amaçla pervasıca kendi çıkarları için kullanırsa en ağır cezayı alır” dedi.

 

KUTSAL İSLAM DİNİN KİTABI KURAN’I KERİMİ KULLANMAK

Konu ile ilgili açıklama yapan Kürt Yazarlar Derneği Batman Şube Başkanı Faysal Özdemir ise seçim sürecinde Erdoğan’ın meydanlarda eline aldığı ve Kürt seçmenlere karşı salladığı Kurani Kerimin piyasada bulunmamasını eleştirerek, Erdoğan’ın Muaviye politikasını izleyip dini kullandığını aktardı.

Faysal Özdemir, “Tüm dinlerin kitapları kuşkusuz kutsaldırlar, onlara dokunmamak, bozmamak ve onları kendi çıkar ve menfaatleri için kullanmamak lazımdır. Ama ne yazık ki egemenler hep kullanmış, kendilerine bir sermaye ve bir araç olarak görmüşlerdir. Son örneği 7 Haziran 2015 seçimlerinde Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan şahsında ortaya çıkmıştır” şeklinde konuştu.   

Erdoğan’ın, Muaviye’nin politikasını izlediğini hatırlatan Özdemir, “İslam aleminde ilk kutsal kitabı kaldırıp kullanan Muaviye’dir, son kullanan da Erdoğan’dır. Günümüzde Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın pratiğine göz attığımızda kuşkusuz tamamıyla Muaviye’yi takip etmektedir. bu benzetmeyi 4 madde de karşılaştırabiliriz” ifadesini kullandı.

faysal-ozdemir-1.jpg   

Erdoğan ile Muaviye arasındaki benzerliklere de değinen Özdemir şöyle dedi:

 

1 - Sahabeler Hz. Ali ile biat ettikten sonra İslam halifesi Hz. Ali oluyor. En son mecburen Müslüman olan Arap tüccarları olan Emevi’lerin öncülerinden Muaviye o zaman Şam valisidir. Muaviye, Hz. Ali’nin halifeliği kabul etmeyip kendisi halife olduğunu söyleyip hz.Aliye karşı savaş ilan etti. Sıffın savaşı denilen olay buradan başlamıştır, binlerce sahabelerin ölümüne neden olmuştur. Muaviye’nin başaramayacağını anlayınca kuranı kerimi koz olarak görüp mızrakın başına takıp havaya kaldırıyor, onunla Hz. Ali’yi ve taraftarları aldatıp oyuna getirip savaşı kazanmak istedi. Ve kısacası bunu başardı, halifeliği ondan alıp kendini halife olarak ilan etti. Bu olay Hz. Ali’nin öldürülmesine de neden oldu.

          

7 Haziran 2015 seçimlerinde Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan da Kürtlere karşı kuranı kerimi kaldırıp Kürtlere karşı kullanıp onları oyuna getirmek istedi. Kürtler daha önce bu tür oyunlara çok aldanmıştır, ama Kürt özgürlük hareketi Kürtlere verdiği felsefe bilinç ve ruhla buna aldanmayıp oyuna gelmediler zaferle bu seçimden çıktılar.

      

2. ilk İslam dini gerçeğinden çıkartıp saray dini haline getiren kuşkusuz Muaviye’dir. Ve İslam aleminde de ilk saray inşa eden Muaviye’dir. Kuşkusuz Muaviye’yi taklit eden Recep Tayip Erdoğan da Türkiye’de ilk saray inşa edip tüm Türkiye halklarının geleceği o saraya bağladı demokrasi adı altında diktatörlüğe doğru adım attı.

      

3 – Muaviye’nin temel anlayış ve zihniyeti benim gibi olmayan her kes benden değildir, yok olmaya mahkumdur. Tıpkı Muvaiye bunu önce Ehl-ı Beyt’e uyguladı, onun gibi olmayan herkesi katletti, kendi topraklarından çöllere sürdü ve yok etti. Günümüzde R.T.E aynı zihniyeti sürdürmektedir. İlk bunu kendi hocasına Necmettin Ebakana uyguladı. Ve şuanda kendisi gibi olmayan her kesi yok olmaya mahkum ediyor. Bunu Fethullah cemaatinden tutalım CHP, MHP ve özellikle Kürtlere ve Kürt temsilcilerine uygulamaktadır. Her kesi dışlama, ötekileştirme ve düşman göstermektedir.

      

4 - Dört parmağını gösterip Rabia(dört)işareti yapmak. Esas bu işaret Muaviye’nin işaretidir. Hz. Ali’yle savaşırken bu dört parmak işareti yapıp yani dördüncü halife benim diye bir sembol haline getirdi. Bu Rabia adındaki kızın hikayesi bahanedir, bu işaretin onunla alakası yoktur. Bu dört parmak Muaviye’nindir. Ve şimdi R.T.E. da bu işareti kullanmakta, yani Muaviye’nin egemen İslam anlayışının yolunda olduğunu söylemektedir. 

Bu zihniyete sahip olan Erdoğan, seçim meydanlarında İslam dinin kutsal Kitabı olan Kurani Kerimi ellinde salladı ve bugün de piyasa da bulunamıyor. Bu anlamda çağdaş Muaviyelik yaparak dini ve dindarları kullandı.

Bu yazı toplam 1252 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim