• BIST 96.121
  • Altın 242,203
  • Dolar 6,2046
  • Euro 7,2854
  • Batman : 15 °C
  • Boğulmak üzere olan iki çocuğu kurtardı
  • Bayram öncesi tatlı imalathanelerine sıkı denetim
  • Sason Devlet Hastanesi inşaatı 8 Ağustos’ta başlanacak
  • Boğulmak üzere olan iki çocuğu kurtardı
  • Bayram öncesi tatlı imalathanelerine sıkı denetim
  • Sason Devlet Hastanesi inşaatı 8 Ağustos’ta başlanacak

‘Çocuk yetiştirmede anne ve baba rolü önemli’

03.09.2018 18:44
‘Çocuk yetiştirmede anne ve baba rolü önemli’
“Dünyada yaşayan hiçbir canlının yavrusu bir insanın yavrusu kadar bakıma ve korunmaya muhtaç değildir. Gözlerini dünyaya açan bebek ilk olarak ebeveynleri ile tanışır sonra sosyal çevresini zaman içerisinde genişletmeye başlar

“Dünyada yaşayan hiçbir canlının yavrusu bir insanın yavrusu kadar bakıma ve korunmaya muhtaç değildir. Gözlerini dünyaya açan bebek ilk olarak ebeveynleri ile tanışır sonra sosyal çevresini zaman içerisinde genişletmeye başlar. Bizim için önemli olan uzun süre vaktini geçirmiş olduğu aile ortamı. Peki ‘Aileyi çocuk yetiştirmede bu kadar önemli kılan şey ne?’ diye sorduğumuzda klasik alabileceğim bir ton cevap duyabiliyorum ama bu cevapların ötesinde asıl durmak istediğim konu çocuk yetiştirirken aile içinde değişen rollerimiz” diyen Psikoliv Psikolojik Danışmanlık Merkezi Kurucusu Psikolog Mizgin Çiçek; Bunu daha da açacak olursak ebeveynler çocuk, çocuklar ebeveyn rollerini üstlenmiş durumda. “Peki ne oldu da bu roller değişti?” sorusunu yanıtlıyor.

NE OLDU?

Bu soruya ilk olarak sosyolojik bir bakış açısı ile baktığımızda değişen dünya düzeninden nasibini alan aile ilişkilerinin de nasıl olması gerektiği, özellikle çocuk yetiştirirken nasıl iyi ebeveyn olunacağı, nasıl özgüvenli çocuk yetiştirileceği, çocuğun yaşayacağı durumların zihinde travmatik bir olay olarak kalmaması için en az soruna maruz kalarak nasıl büyüyeceği, sosyal bir birey olması, kendisini ezdirmemesi, sıkıntıya maruz kalmaması gibi uzatabileceğimiz bir sürü olaya sosyal medya ve ağlar vasıtasıyla sürekli olarak maruz kalarak çocuk yetiştirme işini oldukça kompleksli bir hale getirmeye başlamamız. Evet çocuk yetiştirmek meşakkatli bir iş ancak bu işi yaparken sıklıkla çocuklarımız bizi yöneten bizler ise yönetilen taraf oluyoruz.

KENDİNE GÜVEN ORTAMI SAĞLANMALI

Çocuklarımıza her ne vermek istiyorsak ilk olarak onlara bizler rol model olmalıyız. Bir insanın kendine güvenmesi ya da değersiz hissetmesi ilk çocukluk yıllarında çevresine duyduğu güven ya da güvensizlik ile başlar. Bu çevre de sürekli muhatap olduğu ebeveynidir. Çocuk anne ve babasını güçlü olup olmadıkları konusunda sürekli dener. Onları zayıf bulduğu alanlarda çileden çıkaracak davranışlarda bulunur. Yemek yemez, kurallara uymaz ve ebeveynler bu durumlarda yoğun bir kargaşadan sonra yenik düşüp çaresizce çocuğun dediğini yapmaya başlar ancak burada ebeveyn, otorite ve çocuk rollerinin değiştiğini ve bununda kendi yetersizliğinden kaynaklandığını farkında değildir. Aslıda çocuk bu galibiyetten mutlu değildir çünkü anne ya da babasının güçsüzlüğüne tanık olmak, çocuğun onlara, dolayısıyla da kendine olan güven duygusunun da sarsılmasına neden olur.

Çocuğun neyi yapıp neyi yapamayacağı her bir yaş dönemine göre değişir. Bu konuda anne babanın sezgisi ve sağduyusu onlara yardımcı olur. Bazen bu sınırlar katı ve dar tutulur, çocuğun gelişimi kısıtlanır. Çocukluklarında engellenmiş kişiler ebeveyn olduklarında vaktiyle kendilerine tanınmamış hak ve özgürlüklerini çocuklarına tanıyarak kendi bastırılmış duygularının tatmin yeri olarak kendilerinin uzantısı olarak gördükleri çocuklarının yaşamlarında görmeye çalışırlar.

‘EN İYİ ŞEY BİR BİREY OLARAK YETİŞTİRMEK’

Şu söylemlere çok şahit oluruz; “imkanlarımız yoktu ailem bana şu olanakları sağlamadı şimdi çok şükür var ve bizde çocuklarımızın bu sıkıntıları çekmesini istemediğimiz için bu olanakları sağlıyoruz” şeklinde ya da “aman çocuğum bu sıkıntılı duruma maruz kalmasın sonra travmatik bir durum olarak aklında kalır kişiliği zedelenir” evet baktığımızda ne kadar safhane ve temiz bir bakış açısı olarak düşünülse de çocuklarımıza bu yaklaşım tarzı ile nasıl asalak olarak yaşayabileceğimizi öğretmiş oluyoruz. Elindeki olanakları değerlendiremeyen, sıkıntılar karşısında hemen isyan eden, çözüm odaklı olmaktan çok sorun görmeye meyilli, problem çözme becerisinden yoksun bireylerin tohumlarını atıyoruz. Halbuki çocuklarımız için yapabileceğimiz en iyi şey onların bir birey olarak yetişebilmelerine olanak tanımak.  Bireyleşmekten kastettiğim kişinin kendi gerçekliğini bu her anlamda olur eksisi ve artısı ile bilip kabullenmesi ve buna göre bir yaşam standardı oluşturmasıdır. Yani demek istediğim olanaklarınız el vermiyorsa çocuğunuza bunu onun anlayabileceği bir dil ile ifade edebilirsiniz “bazen imkanların olamayacağını bilsin” ya da ev içinde bir sıkıntı varsa çocuğunuza bunu anlatıp nasıl üstesinden gelebildiğinizi gözlemlemesine müsaade edin, müsaade edin ki çocuğunuz sizin onun hayatında olmadığınız bir zaman diliminde bunu nasıl başardığınızı görerek kendi hayatına uygulayabilsin. Unutmayın ki onlar da bir gün kendi yuvalarını kuracaklar ve acısıyla tatlısıyla vermiş olduğunuz tecrübeler ile yaşamlarına devam edecekler. Çocuklarınızın ayakları yeren basan bireyler olarak yetişmesini istiyorsanız onların sorumluluklarını üstlenmekten vazgeçin ve onları kendi duygularınızın tatmin yeri olarak görmeyin”

Bu haber toplam 384 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim