• BIST 104.918
  • Altın 146,879
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Batman : 26 °C
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’

Çözüm Köprüsü: Akil İnsanlar (3)

07.11.2014 12:42
Gani Tatargan / Batman Haber Gazetesi

Gani Tatargan / Batman Haber Gazetesi

     Çatışmaların çözümü süreçlerinde ara roller oynayacak üçüncü aktörlere genellikle ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çerçevede aydınlar, akademisyenler, sanatçılar ve STK(Sivil Toplum Kuruluşları) temsilcilerinden oluşturulan 63 kişilik ‘Akil İnsanlar Heyeti’ 4 Nisan 2013 günü Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın başkanlığında ilk toplantısını yapmıştır.

     Heyetin esas olarak toplumu çözüm sürecine hazırlama; farklı kesimlerin taleplerini, kaygılarını ve beklentilerini karar alıcılara taşıma işlevi görmesi öngörülmüş ve heyetin tamamen bağımsız çalışması gerektiğine vurgu yapılmıştır.

     Akil İnsanlar Heyeti’ nin oluşturulması ve heyetin ülkenin yedi bölgesine dağılıp ülkemizin dört bir yanında bulunan bütün vatandaşlarımızla görüşüp onların talep, kaygı ve beklentilerini dinlemesi her şeye rağmen TBMM Çözüm Sürecini Değerlendirme Komisyonunun kurulması çözüm sürecinin başarısı açısından çok önemli bir adım olmuştur.

     Ülkemizde bu olumlu ortam ve bahar havası yaşanırken Akil İnsanlar Heyeti’ nin büyük katkılarıyla bu sorunu çözmeye ramak kalmışken 100 yıllık dış destekli bir vesayet rejiminin her yere sızmış olduğu STK, medya ve siyasi parti görünümünde vesayet yapıları ile dolu bir ülkede yine son zamanlarda Ortadoğu’ da yanı başımızda(Suriye) yaşanan gelişmeler aslında bu sorunu çözmenin ve ülkede barışı gerçekleştirmenin çok da kolay olmadığını gösterdi.

     Başta dünyanın tek süper gücü olan dev Amerika’ nın(tek başına askeri harcamaları neredeyse geriye kalan tüm ülkelerin askeri harcamalarına denk) ve diğer emperyalist güçlerin Ortadoğu’ da petrolden kaynaklanan emellerini gerçekleştirmek için bölgede güçlü bir ülke istememeleri ve yakın bir tarihte Irak’ ın parçalanması buna en iyi örnektir.

     ABD yalan belge ve bilgileri gerekçe göstererek Irak’ a girdi. Irak halkına demokrasi ve uygarlık götüreceğini ileri sürerek Irak’ ı işgal edip ülkeyi parçalara ayırdı. Böylelikle Ortadoğu olduğundan daha karışık ve karmaşık bir hale geldi.

     Yanı başımızda Suriye, bir diktatörün iktidar hırsı yüzünden çıkan ve halen süren iç savaşta 300 bin insan öldürüldü, 7 milyon insan evinden oldu. Bu duruma ABD hiç ses çıkarmadı. ABD, Türkiye’ nin uyarılarına rağmen bu uyarılara kulak asmadı. Bu yüzden savaş uzadıkça uzadı. Savaş uzadıkça ılımlı gruplar mesafe alamazken ABD ve diğer emperyalist güçlerin desteğiyle radikal gruplar doğdu ve gelişti.

     IŞİD denen İslam ile yakından uzaktan alakası olmayan(İslam anlamı barış olan bir kelimeden türemiş olup İslam dini teröre asla müsaade etmeyen bir dindir) bir terör örgütü Irak ve Suriye’deki bu ortamlar sayesinde ortaya çıktı ve büyüdü. Bu terör örgütü bölgede Kürt, Türkmen, Arap demeden on binleri katletti. Yanı başımızda gelişen bu olaylar yüzünden ülkemiz çok zor bir durumda kaldı. Türkiye sanki ABD’ den bile daha fazla güce sahipmiş gibi Suriye’ de olan biten her şeyi hükümete fatura etmeye kalkışanlar oldu.

     Hâlbuki ABD’ nin ve diğer emperyalist güçlerin niyeti belliydi. IŞİD denen terör örgütü bahane edilerek Türkiye’ yi Kobani’ de savaşa çekmek(ne var ki Türkiye, Peşmerge’ nin geçişine izin vererek bu oyunu bir nebze olsun bozguna uğrattı.) çözüm sürecini sekteye uğratıp doğusu, batısı, kuzeyi ve güneyiyle Ortadoğu’ ya komşu güçlü bir ülke haline gelen Türkiye’ yi doğuda Kürtler göz önüne alınarak parçalara ayırmak ve Irak petrollerinin Türkiye üzerinden geçişini engelleyip, petrol borularını Irak ve Suriye koridorunu kullanarak Akdeniz’ e akıtmaktır.

     Yine başka bir iddiaya göre ABD’ nin niyeti: Almanya ve Fransa’ nın himayesinde, PKK/PYD kontrolünde Irak ve Suriye’ nin kuzeyinde Akdeniz’ e sahili olacak, Türkiye’ nin bütün güney sınırını baskı altına alacak, Barzani’ nin(Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı) bile denklem dışı tutulacağı bir Kürt şeridi oluşturmaktır.

     ABD ve diğer emperyalist güçlerin bu planlarının gerçekleşmesi için Kürt problemini bürokratik devletin ve en son otonom(paralel) yapılanmanın istediği gibi silahla çözmek-aslında çözümsüzlüğe itmek- isteyen çevrelere karşı çıkan ve müzakere yolunu seçen şu an Cumhurbaşkanımız olan Sayın, Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın tasfiye edilmesi gerekiyordu.

DEVAM EDECEK…

Bu yazı toplam 1319 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim