• BIST 109.605
  • Altın 156,690
  • Dolar 3,8779
  • Euro 4,5897
  • Batman : 14 °C
  • Maçtan sonra kalp krizi geçiren öğretmen hayatını kaybetti
  • Aslan ve Hamidi taziyede buluştu
  • ‘Halkımız baskı politikasıyla ezilmek isteniyor’
  • Maçtan sonra kalp krizi geçiren öğretmen hayatını kaybetti
  • Aslan ve Hamidi taziyede buluştu
  • ‘Halkımız baskı politikasıyla ezilmek isteniyor’

Didem Ürer’le söyleşi

02.11.2013 13:43
Sadık Aksoy / Batman Haber Gazetesi

Sadık Aksoy / Batman Haber Gazetesi

didem-urer2.jpg

A9 TV’de program sunumu, İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme mezunu, Boğaziçi üniversitesinde felsefe eğitimini tamamladı. Rotahaber’ de köşe yazarı… Almanca, İngilizce, Yunanca ve Arapça lisanı iyi  bilen Didem Ürer’i  bu haftaki söyleşi konuğumuz.

“Üstadım Bediüzzaman Hazretleri, Ali Hariri’yi, Ahmed-i Hani’yi, Fekiye Teyran’ı anmadan Kürt edebiyatından bahsetmek olmaz elbette. Gençlerimizin bu değerli isimleri daha yakından tanımasını sağlamak önemli, özellikle yeni neslin, bu kıymetli şahısların ortak kültürümüze katkılarını görmesi lazım”

İddia edilen Ergenekon örgütü Kürt kardeşlerimize çok acı çektirdi. Çok büyük zulümler yaptı. Bu zihniyete sahip bazı ahlaksız kişilerin Kürtlere karşı tepeden bakan, hatta onları yok sayan tutumlarını da yakından biliyoruz. Ama artık inşaAllah bu devirler geride kaldı, her şey mükemmel değil henüz ama gittikçe daha iyi daha güzel daha ferah olacak her şey.

didem-urer.jpg

 

Müslümanların sevgi dolu, adil, demokrat, koruyucu, vicdanlı bir lideri olmadan yaşanan acıların bitmesi mümkün değil.

Didem hanım öncelikle söyleşiye imkan tanıdığınız için teşekkürler... Eğitiminiz, mesleğiniz ve bir gününüz nasıl geçer, neler yaparsınız?

Bu güzel sohbet için ben teşekkür ederim sizlere. İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme mezunuyum, daha sonra Boğaziçi Üniversitesinde felsefe eğitimi gördüm. Zaman çok hızlı geçiyor, o yüzden iyi değerlendirmek önemli. Özellikle de dünyada bu kadar çok acı, kargaşa, sıkıntı olduğu bir dönemde insanın her dakikası çok kıymetli. Zamanı iyi kullanmak, hem kişinin kendi eğitimi ve derinliği için hem de dünyanın daha güzelleşmesi için bir sorumluluk. İnsan hem çok neşeli hem de çok faydalı geçirebilir her dakikasını. Bazı insanlar bunun, sıkılacakları tekdüze bir şey olduğunu sanarak yanılıyorlar. Oysa vakti iyi geçirmenin en temel şartı, insanın aklının ve kalbinin hep Allah’la olması ve hep Allah’ın razı olacağı tavrı seçmesiyle mümkün. Eğer gafletteyse insan, yani Allah’tan uzaklaşmışsa her dakikasında çok mühim işler yapıyor gibi görünse de boş vakit geçiriyordur. Eğer Allah’la birlikte olduğunun şuurundaysa da oturup manzarayı seyrediyor gibi görünse de vaktini en iyi şekilde kullanıyordur.

Genellikle gün içinde A9 TV’de yaklaşık 6-7 saat kadar canlı yayınlarımız oluyor. Hocamız Adnan Oktar ile birlikte yaptığımız canlı yayından önce arkadaşlarımla birlikte bizim canlı sohbetimiz oluyor. Başta Hocamızın sohbeti olmak üzere, bizim programımızda da günlük siyasi, sosyal konulara değinip çözüm önerileri sunuyoruz. Bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek Darwinizmin ve materyalizmin geçersizliğini insanlara  açık delillerle anlatıyoruz. İmani konular hakkında ve Kuran hakikatleri, Kuran mucizeleri hakkında sohbetler yapıyoruz. Aynı zamanda içinde bulunduğumuz ahir zaman hakkında Peygamber Efendimiz (sav)’in hadisleri ve İslam alimlerinin açıklamaları doğrultusunda yorumlarda bulunuyoruz.

Ayrıca Rotahaber sitesinde ve birçok internet sitesinde yazılarım yayınlanıyor. Bu yazıların hazırlanması için ön çalışmalarım da oluyor. Gündemi mutlaka takip etmeye çalışıyorum. Arkadaşlarımla vakit geçirmeyi severim. Sık sık bir araya geliriz ve neşeli eğlenceli toplantılarımız olur. Bir de fotoğraf çekmeyi seviyorum. Zaman zaman bu alanda çalışmalarım oluyor. Her gün spor yapmaya özen gösteririm.

2- İnsanların doğayı bu denli tahrip etmelerinin nedeni ve doğayı korumak için toplumu nasıl eğitmeliyiz?

Bu devirde insanların en büyük hastalığı sevgisizlik. Sevgisizlikten kalbi katılaşan kimi insanlar güzellikleri göremedikleri gibi kıymetini de bilmiyorlar. Ağaçlar, çiçekler, hayvanlar her biri Allah’ın sanatı ve nimeti. Her birinde sevilecek çok fazla özellik, güzellik var. Her birinin korunması da bizlerin görevi. Onlar büyük bir teslimiyetle yaşamlarına devam ediyorlar, iyi ve güzel yaşamalarını ise biz sağlayabiliriz. Tabii bunun için insanların önce doğanın Allah’ın sanatı olduğunu kavramaları gerekiyor. Bunu bilen insan doğaya hayran olur, hayran olduğu bir değere de asla zarar veremez.

3-Doğa harikası olan Hasankeyf ve Munzur vadilerine yapılacak barajlardan ötürü yok edilecektir. Kısa ömürlü bir aydınlık için tarihi mekanları yok etmekle gelecek nesillere haksızlık yapılmıyor mu? Bu konu hakkında ki görüşleriniz?

Dünyanın her neresinde olursa olsun yapılan yatırımların hiçbir şekilde doğa ve tarih güzelliğini tahrip edecek şekilde olmasına izin verilmemeli. Enerji kaynaklarına duyulan ihtiyaç açık, ama bunu yeşile ve tarihe zarar vermeden yapmak mümkün. Bu konuda kolaya kaçmamak lazım. Biraz daha emek verilerek, oluşabilecek zararları ve tahribatı elimine etmek mümkün.

 

4-Ülkenin eğitim politikası gelişen ülkelerle mukayese edildiğinde şimdi ki durumumuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de eğitimin çeşitli sorunları var, ancak eğitimde tüm dünya genelinde daha önemli bir sorun var: O da tüm dünyada tek yanlı, tek tip eğitim veriliyor olması. Dikkat ederseniz neredeyse tüm ülkelerde Darwinizm tartışmasız bir gerçek gibi okullarda okutuluyor. Hiçbir okulda, hiçbir biyoloji dersinde ‘evrim teorisi geçersizdir’ diyen bir çocuk veya genç sınıfı geçemiyor. Bu aslında alenen bir eğitim diktası. İnsanlara zorla bunu kabul edeceksiniz deniliyor böylece.

Türkiye her konuda hızla gelişmekte olan bir ülke. Tabii ki eğitim konusunda da birçok yenilikler yapıldı. Gençlerimiz özellikle sosyal medya aracılığıyla dünyadan daha haberdar hale geldi. Okumaya, araştırmaya daha açık oldular. Ancak gençlere her konu alternatifli sunulmalı ve okuyup kavramalarına ve kendi kararlarını almalarına izin verilmeli. Okullarda Darwinizm de okutulmalı ancak beraberinde, bilimsel bir delili olmadığı da anlatılarak. 21. yüzyıl  biliminin ortaya koyduğu bulguların, genetik, biyoloji, mikrobiyoloji, paleontoloji, jeofizik, jeoloji gibi tüm bilim dallarının Yaratılışı desteklediği de anlatılmalı. Komünizmin içinde bazı ahlaki değerleri barındırdığı anlatılırken, bunların aslında İslam ahlakından alındığı; komünizmin 20.yy’da insanlığı nasıl felakete sürüklediği ve tehlikeli bir ideoloji olarak günümüzde de insanları hala nasıl tehdit ettiği de anlatılmalı.

5-Son dönemlerde gerek Türkiye gerek ise dünyada gelişen durumlar hakkında endişeleriniz veya önerileriniz nelerdir?

A9 TV’dekicanlı yayınlarımızda Hocamız Adnan Oktar’ın dünya üzerinde yaşanan olaylarla ilgili çok önemli tespitleri ve çözüm önerileri oluyor. Bu şekilde Mısır,Suriye,Doğu Türkistan,Irakvs gibi ülkelerde şu an yaşanan zulüm ve sıkıntıların ortadan kalkması için genellikle bilinen TV kanallarında rastlanmayan önerileri mevcut. Örneğin Mısır’da çözümün siyasi değil sevgi temelli olabileceği, Müslümanların öncelikli olarak bağnaz zihniyetin ortadan kadırılması için çalışmalar yapması gerektiği; Suriye’de Batı’nın askeri bir müdahalesi yerine barışı tesis etmek amacı ile 70 Müslüman ülkesine ait 70 Tümenin Suriye’ye 70 ayrı yerden girmesi ile 70 saatte konunun çözülmesi, Doğu Türkistan için Çin ile ilişkilerin güçlendirilmesi gibi....

Dünyada yaşanan tüm bu olaylar Peygamberimiz (sav)’in 1400 sene önce haber verdiği olaylar. Her birini detaylı olarak anlatmış Resulullah (sav). Irak’ın işgalini, Afganistan’ın işgalini, Suriye’de fitneler olacağını, Mısır’da olaylar çıkacağını, Filistin’de Müslümanların büyük acılar yaşayacağını yer, tarih vererek bildirmiş. Bu aslında insanların dikkatinden kaçan çok büyük bir mucize. Bundan 1400 yıl önce, bir şeyin olacağını söylüyor Resulullah (sav) ve tarihi geldiğinde tam tarif ettiği şekilde o olay gerçekleşiyor. İnsanlar bu durumu bilse Peygamberimiz (sav)’e imanları çok güçlenir.

Resulullah (sav) bu olayları haber verirken, iki önemli şey söylüyor. Birincisi, fitnelerin biri biterken diğeri başlar diyor ve arka arkaya uzun bir süre karışıklıkların devam edeceğini haber veriyor. İkinci ise, bu fitnelerin tamamen son bulmasının Hz. Mehdi (as) ile mümkün olacağını söylüyor. Mehdi (as) olmadan, yani Müslümanların sevgi dolu, adil, demokrat, koruyucu, vicdanlı bir lideri olmadan yaşanan acıların bitmesi mümkün değil. Çünkü başsız vücut yaşamıyor. İslam alemi de bir başı olmadığı için, dağınık olduğu için sıkıntılar içinde. Ama inşaAllah artık Mehdiyet devrindeyiz. Hadislerden, ayetlerin işaretlerinden, İslam alimlerinin sözlerinden ve yaşanan tüm gelişmelerden Mehdi (as)’ın görev başında olduğunu, dünyanın değişmesi için faaliyet gösterdiğini anlıyoruz. Artık kurtuluşa az kaldı, bu yaşananlar son zorlu dönemler, son sıkıntılar. Bir süre daha devam edecektir ama bu karanlığın ardından İslam’ın güneşi doğacak,inşaAllah.

6. Birçok aydın tarafından “yeni nesil sanat ve bilim kulvarlarında yetişmeleri için iktidar gereken hassasiyeti sergilememektedir” deniliyor bunun nedeni ne olabilir, önerileriniz?

Sanat ve bilim İslam’ın ayrılmaz birer parçası. Sanatı, bilimi bir yana bırakan, Müslümanları dinsizliğe karşı adeta silahsız bırakmış olur. İslam dünyasının en büyük sıkıntılarından biri budur. Bediüzzaman Hazretleri de bu konuya dikkat çeker. Müslümanların sanat ve marifeti geliştirerek mücadele etmelerinin üzerinde durur. Müslümanların sanatın ve bilimin tüm dallarını en iyi şekilde kullanmaları ve kendilerini bu alanda geliştirmeleri özellikle bu çağda çok önemli. Hükümet de bu konuda gereken adımları atıyor, elbette yapılması gereken daha çok şey var ama en önce üzerinde durulması gereken husus, bazı hurafelere dayanarak sanat ve bilim karşıtlığı yapan bağnaz zihniyetin kabul edilmemesi. Bu bağnaz düşünce İslam’a ve Müslümanlara çok zarar veriyor. Buna karşı alınacak en etkili tebdir ise yanlışlarının deşifre edilmesi ve Kuran’la, Peygamberimiz (sav)’in hayatından örneklerle doğru olanın ortaya konulması.

1-Silahların sustuğu bu süreçte… Kürt sorununa ilişkin somut adımların atılmaması ana dilde eğitim, bazı hakların anayasa güvencesi altına alınması gibi ki, bir paketten söz ediliyor ama Kürt kesiminde pek umutlu bir durum yokbu konu hakkındaki düşünceleriniz?

Silahların susması elbette çok güzel bir gelişme, ancak demokratikleşme paketinin sadece Kürt kardeşlerimiz için değil tüm Türkiye için hayati önem taşıdığını görmek gerekir. Faili meçhullerin olduğu, Başbakanlarına, Kuvvet Komutanlarına suikastler düzenlendiği, işkencenin sistematik olarak uygulandığı, darbelerin adeta rutin hale geldiği bir geçmişi var Türkiye’nin. Şimdi hep birlikte o geçmişin üzerine özgür, aydınlık, demokrat, hukukun üstünlüğünü esas almış bir Türkiye inşa ediyoruz. Bu sebeple demokratikleşme paketinin içeriğinin de tüm Türkiye’nin ihtiyaçlarına yönelik olması önemli. Tabi bunu söylerken geçmişte bu ülkede en çok acı çekenlerden birinin Kürt kardeşlerimiz olduğunu unutmamak lazım. İddia edilen Ergenekon örgütü Kürt kardeşlerimize çok acı çektirdi. Çok büyük zulümler yaptı. Bu zihniyete sahip bazı ahlaksız kişilerin Kürtlere karşı tepeden bakan, hatta onları yok sayan tutumlarını da yakından biliyoruz. Ama artık inşaAllah bu devirler geride kaldı, her şey mükemmel değil henüz ama gittikçe daha iyi daha güzel daha ferah olacak her şey. Ancak biz 76 milyon olarak hareket ediyoruz. Onun için bir fayda sağlanacaksa 76 milyon olarak sağlanmalı; ülke menfaati için bir tedbir alınması gerekiyorsa 76 milyon birlikte almak gerekli.

2-Kürt müziği, edebiyatı hakkında neler biliyorsunuz? En azında bildiğiniz, beğendiğiniz bir şarkı veya sanatçı?

Önce şunu söyleyeyim, Kürt denince benim aklıma ilk gelen isim, canım Üstadım Bediüzzaman Hazretleri’dir. O güzel ahlakı, derinliği, tevazusu, sabrı, kalenderliği, çile ehli olması aynı zamanda tüm Kürt kardeşlerimizin ortak hasletleridir. Ali Hariri’yi, Ahmed-i Hani’yi, Fekiye Teyran’ı anmadan Kürt edebiyatından bahsetmek olmaz elbette. Gençlerimizin bu değerli isimleri daha yakından tanımasını sağlamak önemli, özellikle yeni neslin, bu kıymetli şahısların ortak kültürümüze katkılarını görmesi lazım. Van Belediyesi bildiğim kadarıyla bir kaç yıldır Fekiye Teyran festivali düzenliyor ve çok da iyi yapıyorlar. Dengbejlerin o güzel sesleri, kendilerine has melodileri de bu ülkenin önemli zenginliklerinden biri. Batılıların hayran kaldığı bu güzelliklerin daha iyi muhafaza edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ancak Delalım şarkısını da çok beğendiğimi söylemeden geçemeyeceğim .

3-Kürtçe olan köy isimlerin değiştirilmesi Gıresira’ya–Balpınar, Kerboran’a-Dargeçit denilmesi bu asimle uygulamalarına  iki dile de zarar değil mi?

Aslında Kürt kardeşlerimizle ilgili her konunun temelinde sevgi eksikliği var. Bizim birbirimizi çok sevmemiz, kardeş olduğumuzu, bir olduğumuzu hiç unutmamamız gerekiyor. Sevgi olmazsa eğer isimlerin hiçbir kıymeti olmaz. İsimlerle mutluluk gelmez. Ama candan sevgi olursa, değer verme olursa, koruyup kollama olursa, saygı duyma olursa o zaman isteyen istediği ismi kullansın her durumda tüm vatandaşlarımız mutlu olur. O yüzden hepimizin öncelikle üzerinde durmamız gereken şey sevgi, şefkat, merhamet.

4- Milli Eğitim tarafında tavsiye edilecek Değimler ve Atasözü kitabının yazarı ömer asım Aksoy akıllara durgun o fikirleri kamuoyu da bir çok kişi tarafında tepkiyle karşılandı. Nasıl olurda bu kitap tavsiye edilir diye. Fikrinizi almadan kitapta geçen birkaç pasaj ileteyim:  “Erkeğin şeytanı kadın: Erkekleri kadınlar yoldan çıkarırlar.On beşindeki kız ya erde gerek ya yerde: kız on beş yaşına ulaştı mı evlendirilmelidir. Evlendirilmezse anneyi, babayı güç durumda bırakacak çok üzücü olaylar çıkabilir. Böyle olacağına kızın ölmesi daha iyidir.Kürdün yağı çok olunca, hem yer hem yüzüne sürer: Malı çok olan akılsız kişi, bunu gerekli olan iş için kullandıktan sonra kalanını tutmasını bilmez, çarçur eder.* Acemi nalbant Kürt (gavur, ahmak) eşeğinde dener kendini: İşinde ustalığa erişmemiş kimse, ilk denemelerini heder olmasına acınmayacak malzeme üzerinde yapar.”

Bakanlığın dikkatinden kaçan bir durum olmuştur, herhangi bir kasıtla böyle bir şey yapılması mümkün değil. Ama bu satırlarda ifade edilen bu çirkin beyanları hiç muhatap almamak, cevap bile vermemek gerekir. Kötü söz sahibine aittir. Daha önce de söyledim insanların birbirini sevmesini, birbirine değer vermesini engelleyecek her şeye karşı olmak lazım. Bu sözde atasözleri bizim milletimizin ruhunu yansıtacak sözler değil. Bizim milletimiz komşusunu ırkına diline inancına bakmadan sever, herkese saygı duyar, korur kollar, diğerini mahcup edecek hiçbir şey yapmaz, nezaketi çok iyi bilir, misafirperverdir, sevecendir. Böyle güzel özellikleri olan bir milletin, sevgisiz bir kaç insanın karanlık ruhunu yansıtan sözlerini ciddiye almayacağı da açıktır.

5-Bir ara Kürt meselesine ilişkin başbakan Erdoğan “Zamanında yılmaz Güney dinlenseydi yaptığı filmlerinde doğru mesaj alınmış olsaydı bu sorun bu zamana kadar uzanmazdı” değişine ilişkin toplumda hayranlıkla karşılandı ama gerisi pek gelmedi. Doğru olan bir tespit söyleminin dışında öteye gitmezken... Kürt soruna ilişkin fikriniz? 

Kürt sorunu ifadesinin doğru kullanılması çok önemli. Eğer bunu kardeşlerimizle aramızda bir sorun varmış gibi lanse edenler olursa çok büyük bir yanlış yaparlar. Bu anlamda ülkemizde Kürt sorunu olduğunu düşünmüyorum, bu toprakların her bireyi gibi onlar da baş tacıdır. Şu an gelinen noktada uzun bir süredir bu eylemler durdu. Bölge halkımıza yönelik yıllardır oluşturulan tehdit ve baskı rahatlamış durumda. Kürt kardeşlerimiz tarih boyunca son derece dindar olmaları, güzel ahlakları, vatana bağlılıkları ile anılırlar. Bugün de bu geçerlidir. Bu vatan hepimizin ve biz birbirimizi severek, sayarak Allah’ın izni ile bu topraklarda daha önce de olduğu gibi huzur ve barış içinde yaşamaya devam edeceğiz.

Bu yazı toplam 1929 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim