• BIST 104.001
  • Altın 145,505
  • Dolar 3,5061
  • Euro 4,1839
  • Batman : 34 °C
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’

Din Üzerindeki Vesayet: Diyanet

30.04.2015 13:53
Mehmet Selim Doğan / Anadolu Üniversitesi Açıköğretim

Mehmet Selim Doğan / Anadolu Üniversitesi Açıköğretim

CHP'nin seçim bildirgesinde yer alan; "Diyanet tüm inançlara eşit olacak" ifadesi ile HDP'nin  seçim bildirgesinde yer alan; "Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılarak, devletin din ve inanç alanından elini çekmesi sağlanacak, din ve inanç işleri topluma, inanç sahiplerine bırakılacak. İnanç topluluklarının örgütlenme özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılacak, kendi inançlarını istedikleri gibi yaşayabilecekleri koşullar yaratılacak. Diyanet işleri çalışanlarının özlük hakları korunacak." ifadeleri Diyanet'i tartışmaların merkezine oturttu. Cumhurbaşkanı Erdoğan dün katıldığı MÜSİAD Genel Kurulu toplantısında bu konuda;  "Milli Birliğimize ve beraberliğimize çok büyük zarar veriyorlar. Değerlerimiz yaşamak ve yaşatmak en büyük görevimizdir. Bir taraftan din istismarı yapacaksın öbür taraftan Diyanet İşleri Başkanlığını kaldıracaksın. Diyanet İşleri neden her inanca eşit mesafede olacakmış? Bu milletin inancı belli." İfadelerini kullandı. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde Başkanlığın görevi kanunda 'İslâm dininin inançları, ibadet ve ahlâk esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek' şeklinde açıklanmıştır.

Öncelikle şunu iyi bilmek gerekir. Diyanet İşleri Başkanlığı; Genelkurmay Başkanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü gibi devlete bağlı bir kuruluş ve halkın vergileriyle ekonomik olarak ayakta durabilen ve bu şekilde halka hizmet etmesi gereken bir kurum. Devlet insanlara hizmet etmek için kurulmuş bir teşkilat olduğuna göre; inancı, siyasi görüşü, bakış açısı, ırkı ne olursa olsun Genelkurmay Başkanlığı, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlar herkese eşit mesafede olmak yükümlülüğündeyse devletin bir diğer kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı neden bu yükümlülükte olmasın? 

Kabul edelim ki ülkenin nüfusunun yüzde 99'u Müslüman olsun. Bu her inanca eşit olmaması için yeterli bir sebep midir? Türkiye’nin nüfusunu 75 milyon kabul edersek %1'i, 750 bin yapıyor. Yani cumhurbaşkanı açıkça şunu demek istiyor: "750 bin insanın inancı diyaneti ilgilendirmiyor ne halleri varsa görsünler."  Gayrimüslimin, inançsızın parasını alıp ona hizmet vermemek İslam dininin neresinde var. Bu nasıl bir anlayıştır? İkinci halife Ömer'in; "Dicle kıyısında kaybolan kuzunun hesabını benden sorun" anlayışıyla ne kadar örtüşüyor? Kudüs'ü alırken herkesin inancını teminat altına alan,  merhameti ve adaleti elden bırakmayan Selahattin Eyyubi'nin anlayışıyla ne kadar örtüşüyor? Maddeleri içinde "Yahudiler kendi dinlerinde serbest olacak, inançlarını istedikleri şekilde özgürce yaşayabilecekler" ibaresi geçen Hz. Muhammed tarafından uygulanan Medine Sözleşmesi'nin anlayışıyla ne kadar örtüşüyor? Bugün Cemevleri ibadethane olarak halen kabul edilmiş değil. Peki bu ülkenin Alevisi devlete vergisini ödemiyor mu? Verdiği vergi ile ayakta duran Diyanet neden Alevi'lere karşı eşit mesafede olamıyor? Vergi verirken eşit olan bir halk hizmet görürken neden eşit haklara sahip olamıyor? Bunun mantıklı bir açıklaması yok elbette. Sünni’nin Sünni gibi, Alevinin Alevi gibi, Hristiyan’ın  Hristiyan, inançsızın inançsız gibi yaşamasının güvencesi, devletin bütün bu din ve inanç sistemlerine kurumlarıyla eşit mesafede durmasıyla mümkün olabilir. Bu bağlamda HDP'nin "Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kaldırıp yerine İnanç İşleri Başkanlığını kuracağız"  taahhüdü bu eşitliği sağlayabilir. Dinleri devletler inşa etmedi. Her millet, her topluluk inandığı değerler ile bir inanca sahiptir ve devletler olmadan önce de toplulukların inançları vardı. O halde devletlerin inançlar üzerindeki vesayeti tümden kalkmalıdır. HDP'nin diyaneti kaldırma taahhüdünde bulunması ve CHP'nin diyanete reform kazandırma taahhüdü mevcut hükümeti korkutuyor. Beslendiği ana damarların bağlı olduğu yer, halkın samimi inançları çünkü. Dinden, halkın temiz inançlarından beslenen bir hükümetin, beslendiği damar kesilme tehlikesiyle karşı karşıya. Biliyorlar ki insanlar kendi inançlarını özgürce yaşayabilirse inançlarına kene gibi yapışan tüm sistemler lağvolacak. Korkularını çok iyi anlayabiliyorum, lakin bu mantık oyunu daha fazla yürüyemez! 

Bu yazı toplam 827 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim