• BIST 104.001
  • Altın 145,505
  • Dolar 3,5061
  • Euro 4,1839
  • Batman : 34 °C
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’

DÜNYAYI İYİLİK DEĞİŞTİRİR....

15.03.2016 12:45
Konuk Yazar / Batman Haber Gazetesi

Konuk Yazar / Batman Haber Gazetesi

Dünya bugün büyük bir bunalım yaşıyor. Özellikle İslam coğrafyasında savaşlar, göçler, toplu katliamlar, kan , acı ve  göz yaşları ile sarsılıyor. Büyük bir itibarsızlık yaşanıyor. Bazı İslam düşmanları  Zannediyorlar ki, burada İslam'ı suçluyorlar ve İslam  imajını gözden düşürüyor ve İslam'ı kötülüyorlar.Ne yazık ki bazı İslam ülkelerinde Demokratik bir sistem, hak-hukuk, adalet anlayışı yok, seçme seçilme özgürlüğü yok. Krallıkla devlet işlerini yürütüyorlar. Halk iradesini hiçe sayarak, sistemlerini saltanatla yani, babadan- oğula geçmek suretiyle sistemlerini yönetimlerini sürdürüyorlar. Yöneten ve yönetilenler arasında derin ekonomik dengesizler ortaya çıkıyor, adaletsiz gelir dağılımına sebep oluyor. Burada İslami bir yönetim sistemi olmadığı için, İslam ahlakıyla idare edilmediği için bu sıkıntılar yaşanıyor.

Bu ümmet ne hale geldi ve getirildi. üzülmemek elde değil. Benim görev yaptığım camide her gün Suriyeli insanlar geliyorlar iş yok. Dileniyorlar. geçimlerini sağlamak için iş istihdam alanı yok. El açıyorlar. zillet, fakirlik ve sefalet içinde.  Bazıları kısıtlı imkanlarla ucuz ücretle çalışıyorlar. bu işi bulamayanlarda var. Fakirlik diz boyu. Cehalet, eğitimsizlik diz boyu. fakirlik, cehalet , savaş, kan ve göz yaşı bu milletin kaderi değildir. Bu ümmeti bu hale getiren sebepler var. O sebepleri ortadan kaldırmak gerekir.

iyilik dünyayı değiştirir. Zenginlerimiz yapacakları iyilikle, zekat ve sadaka gibi hayır işleyerek yardım ellerini fakirlere uzatarak fakirliği değiştirebiliriz. Bakınız Avrupa kapısında bekleyen on binlerce göçmen var. Sözde demokrasiden, insan haklarından dem vuranlar, bizlere adaleti,  demokrasiyi öğütleyenler bugün Suriyeli göçmenlere sınır kapılarını açmıyorlar. Tel örgülerle kapatıyorlar. Deniz yoluyla derme çatma botlarla Yunanistan'a gitmeye çalışıyorlar, denizlerin azgın dalgalarında boğularak bebekler, çocuklar, ihtiyarlar, sivil ve  masum insanlar denizde boğularak ölüyorlar, kıyıya çocuk cesedi vuruyor, denizlerde balıklara yem oluyorlar. Koca bir dünya bu vahşeti seyrediyor.

Türkiye olarak biz kapılarımızı açtık. bugün üç milyon Suriyeli Kürtler, Araplar, Ezildiler, Türkmenler hasılı her milletten ülkemizde barınıyor . her türlü insani ihtiyaçları kamplarda karşılanıyor. Beslenmesi, barınması, eğitimi, sağlığı her türlü gereksinimi karşılıyor. Bugüne kadar, yetkililerin ifadesine göre ( 8,5 ) sekiz buçuk milyar dolar harcanmıştır. harcamalar hala devam ediyor. Bu harcamalar ucuz değil. BU işlerin büyük bir ekonomik boyutu var. Harcama kalemi kabarıktır. BM (Birleşmiş Milletler.) yardım göndermiyor. Ülke olarak bu yardımları öz kaynaklarımızla yani, bütçeden karşılıyoruz. Sonuçta bu milletin parası ile bu işler sevk ve idare ediliyor. Bu işler Müslümanlığımızın, kardeşliğimizin gereğidir. iyilik yapılıyor. Hani Nerede dünyanın en zengin ülkeleri.? Onlar ne güne duruyorlar? neden onlar kasaların ağzını açmıyorlar.? Petrol kaynakların sahipleri,  Onlarda iyilik duygusu yok, rahmet ve insani duygular ve şefkat duygusu yok. (Tavuk almadan yumurtayı vermezler.) dostlukları dünya menfaatine dayalıdır. bu anlayışla düşünüyorlar. bu ata sözün gereği hayata bakıyorlar.

Oysa Türkiye olarak Milletiyle, devletiyle Suriyelilere kucak açtık. Yardıma koştuk, yardım ediyor ve yardımlara devam ediyoruz. Yıllar önce yıl 1988 tarihinde,  Irak devlet başkanının emriyle Saddam Hüseyin yönetimi o tarihte Iraklı Müslüman Kürtlere de kimyasal silah kullanmıştı, Halepçe de  8.500 Müslüman Iraklı Kürtleri katletti, onlar Türkiye'ye göç ettiler , Ülkemize sığındılar. O zaman Ülke olarak kucak açtık, çok fedakarlıklar göstererek, yardımdan geri kalmadık. Bu millet hep mazlumların yanında olmuştur. yardımı onlara da  gösterdik. seferber oldu bu aziz Millet. demek ki, dün olduğu gibi bugün de Milletçe düşenin yardımına koşuyor, açların, fakirlerin imdadına koşuyoruz. Bunu karşılıksız yapıyoruz. İslam inancımızın gereği yapıyoruz. muhacirlere karşı Ensar olma duygusu ile Müslümanlığımızın gereği olarak, iyilik duygusu ve rahmet duygusu ile bu hayırlar  yapılıyor.

Avrupa insanı rahmet duygusu taşımıyor. Menfaate dayalı hayata bakar. Dün Avrupa sınır boylarında ,Fransa'da göçmenlerin çadırları yaktılar, yıktılar, acımasızca o göçmen mazlumlara saldırdılar. Bütün  tv haber kanalların ekranlarında ibretle seyrettik ve izledik. kafalarını kırdılar, yaraladılar. resmen göçmen istemiyorlar. kendilerinden başka Müslüman milleti içlerine sindiremiyorlar. Rahmet, merhamet duygusu ve  iyilik yapma duygusu onlarda yok.

Bu iyiliği bütün zengin ülkeler yapacak olsa, göç felaketi, fakirlik, sefalet ve geri kalmışlığı yenerdik. Ülke olarak biz üzerimize düşen görevi yaptık, yapıyoruz yapmaya devam ediyoruz. Bunu görmek, takdir etmek lazım diye düşünüyorum. Avrupa ülkeleri, göçmenlere sahip çıkmada , yardım konusunda sınıfta kalmıştır. AB ülkeler,  Asyalı, orta doğulu Müslüman'ı içlerinde görmek istemiyor. Bütün bu gerçekler ortada iken, gözler önünde iken, hala ne yazık ki birileri Avrupalılardan, Ruslardan medet bekliyor olması üzücüdür. Rusların 1917 yılında Bitlisin delikli taşına kadar gelmeleri o tarihlerde  ne zulümler işlediklerini, masum kanını döktüklerini, vahşi cinayetler işlediklerini hayatta olan ihtiyarlarımızdan ibretle işitiyoruz. O tarihte Bediüzzaman ve 120 medrese talebesiyle gönüllü milis albayı olarak Ruslara karşı savaşmış ve kendisi esir düşmüştür. Ruslar bu milletin ebedi düşmanıdırlar bunu iyi bilmek lazım.

Şunu demeye çalışıyorum, dünya zulmünü ancak iyilik değiştirebilir. iyilik yaparak, kötülüklerden sakınarak dünya sistemini kurabiliriz. İyilik herkese, hak, hukuk, adalet ve  eşitlik herkese lazım. İnancımıza göre bir kediye bile zulüm edemezsin, yakamazsın, öldürmezsin, zulmetmek yoktur. Yaptığımız ve yapacağımız her günah iyilik yaparak düzeltebiliriz.  Dünyayı  iyilikler değiştirir. Bütün dünya olaylarını bu açıdan bakabiliriz. Sıkıntıların çözüm yolu reçetesi budur diye düşünüyorum...  

     

Bu yazı toplam 515 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim