• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Batman : 22 °C
  • Ekinci neden yok
  • Hamidi’den hızlı tren müjdesi
  • Bugün günlerden Batman Haber
  • Ekinci neden yok
  • Hamidi’den hızlı tren müjdesi
  • Bugün günlerden Batman Haber

Ekmen: Artık yeni Türkiye Zamanı

19.11.2013 16:34
Ekmen: Artık yeni Türkiye Zamanı
Kanal 5 TV'de Gazeteci Yazar Aslan Değirmenci'nin sunduğu ‘Son Gündem'e AK Parti Teşkilatlanma Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen konuk oldu.

Kanal 5 TV'de Gazeteci Yazar Aslan Değirmenci'nin sunduğu ‘Son Gündem'e AK Parti Teşkilatlanma Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen konuk oldu. AK Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen canlı yayında Başbakan'ın Diyarbakır gezisini değerlendiren Ekmen, sürecin tarihi bir anlamı olduğunu vurgulayarak, yaşanan sürecin Yeni Türkiye vizyonunun bir parçası olduğunu söyledi. Yerel seçimlere ilişkin de soruları yanıtlayan Ekmen, bütün adayların Yeni Türkiye idealiyle hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.

ARTIK YENİ TÜRKİYE ZAMANI

Vesayetin zincirinin şekillendirdiği insanların şimdi yeni Türkiye’ye karşı çıkmalarının iyi düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Ekmen, "Darbeler denendi, sermaye gücü denendi, dış güçlerin desteği alındı ancak bunların hepsi başarısız oldu" dedi. Ekmen, yeni Türkiye tanımını ise şu sözlerle dile getirdi: “Yeni Türkiye; bu toprakların 10 bin yıllık zenginliğini bünyesinde barındıran, toplumun bütün kesimlerinin kendi kimliği ile onurlu bir şekilde yaşayabileceği, bu kesimleri risk ve tehdit olarak gören askeri ve bürokratik oligarşinin kanatlarının kırıldığı, iç sorunlarını çözüme kavuşturan, dünya sahnesinde hesaba katılan  bir Türkiye demektir.”

TÜRKİYE'NİN BÜYÜK HAYALLERİ VAR

Programda Diyarbakır buluşmasını değerlendiren Ekmen, "Anlayabilenler için yaşadığımız günler tarihi bir süreci ifade ediyor. Türkiye artık korkularından beslenen değil umutlarından beslenen bir siyasetle yoluna devam ediyor.Sınırlarımızı Misak-ı Milli ile sınırlı tutmuyoruz ve bizim dünyayı kuşatacak bir sevgi ve barış iklimi inşa etmek gibi bir hayalimiz var. Başbakanımızla birlikte attığımız tüm adımlarımız ve çabalarımız buna yöneliktir" diye konuştu.

HALKIN VERDİĞİ MESAJ ÖNEMLİYDİ

Diyarbakır seyahatinin Başbakan'ın son 3 aydır büyükşehirlere yaptığı ziyaretlerin bir devamı olduğunun altını çizen Ekmen, Diyarbakır gezisinin Çözüm sürecinin ilan edildiği günden bu yana Güneydoğu'ya yapılan ilk ziyaret olması açısından da önem arz ettiğini belirtti. "Diyarbakır'ın Başbakan'ı nasıl karşılayacağı ve Başbakan'ın vereceği mesajlar önemliydi" diyen Ekmen, "Sayın Barzani ve Perwer gelmemiş olsa dahi bu ziyaret çok değerliydi. Ancak bu katılımlarla birlikte bu ziyaret tarihi bir önem kazandı. Yapılan konuşmalar ve halkın katılımı bir arada değerlendirdiğinde bu ziyaretin anlam derecesi kat kat arttı" şeklinde konuştu.

KÜRDİSTAN BİR COĞRAFYANIN ADIDIR

Aslan Değirmenci'nin "Başbakan'ın 'Kürdistan' ifadesinden rahatsızlık duyan ve eleştiren çevreler oldu. Başbakan'ın 'Kürdistan' ifadesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna ise Ekmen, "Türkistan, Lazistan gibi ifadeler Osmanlı'da da kullanılıyordu zaten. Kürdistan ifadesi tarihsel olarak Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölge anlamında kullanılmıştır. Malazgirt’ten bu yana bu ifade bu coğrafyayı tarif etmek ve belirtmek için kullanılmış. Bu ifade kesinlikle bir ayrımcılık ifadesi değildir. O bölgenin kimliğini ve coğrafyasını ifade eden bir kelimedir. Devlet liderleri de tarihte bu ifadeyi gocunmadan kullanmış ve resmi yazışmalarda bu ifadelere yer vermişlerdir. Bu nedenle Sayın Başbakan'ın bu ifadeye yer vermesi tarihsel bir yansımadır. Bunlar muhteşem gelişmelerin birer yansımasıdır. Bunların bir düşmanlıkmış gibi yansıtılması doğru değildir. Kürdistan Bölgesel yönetimi anayasal olarak vardır ve Başkanı da Sayın Barzani’dir. Başbakanımızın bu ifadeyi kullanması da sıcak bir karşılamadır" şeklinde yanıt verdi.

BARZANİ'NİN ZİYARETİ ÇOK ÖNEMLİ

Barzani’nin Türkiye’ye gelmesinin tarihsel bir önemi olduğuna dikkat çeken Ekmen, geçmişte yaşanan birçok savaşta tarihin Türk-Kürt ittifakına şahitlik ettiğine işaret etti. "Bu topraklarda ortak payda her zaman din olmuştur" diyen Ekmen, "Bu sözünü ettiğimiz etnik yapılarla birlikte Bizans’a karşı mücadele verilmiştir. Şehitliklere baktığımız zaman birçok ırktan insanın mezarlarda yan yana olduğunu görürüz. Dolayısıyla cetvelle çizilen iktidar alanlarının yıkıldığı bir dönemden geçiyoruz. Barzani’nin verdiği mesajlar önemli. Yaptığı barış vurgusu, silahların ortadan kaldırılması çağrısı takdire değer. İşte bu noktada ortak dilimiz her zaman barış olacak, olmak zorunda. Verilen bütün mesajlar bir araya getirildiğinde PKK’nın silah bırakması gerektiği açıkça ifade edildi" şeklinde konuştu.

BARZANİ TÜRKİYE'YE KARŞI OLMADI

Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Lideri Mesut Barzani'nin hiçbir zaman Türkiye'ye karşı siyasi bir tavır içinde olmadığına da değinen Ekmen, "Süreç öyle bir noktaya gelecek ki; örgüt mensupları evine geri dönmek istediğinde, örgüt yöneticileri için üçüncü bir ülke arayışı da olacak. Barzani’nin bu anlamda sorumluluk alma isteği Türkiye’nin elini rahatlatmaktadır. Barzani’nin verdiği mesajlarda Kürtler açısından da önemlidir. Barzani Türkiye’de hiçbir zaman bir siyasi grubun içerisinde yer almamış, ülkemize karşı herhangi bir eylemde yer tutmamıştır. Bu önemlidir. Bugün gelinen noktada meşru bir kabullük kazanmıştır. Bu liderin barış çağrısı yapması önem taşımaktadır" diye konuştu. Ekmen, "Barzani’nin verdiği mesajlar bütün Ortadoğu’yu da yakından ilgilendirmektedir. Baskı ve zulüm ile halkını ezen yönetimlere bir seslenmedir" dedi.

TÜRKİYE BAHARINI 2002'DE YAŞADI

Türkiye'nin bugüne dek zorlu süreçlerden geçtiğinin altını çizen Ekmen, Türkiye'nin demokratikleşme yolundaki baharını 2002 seçimlerinde yaşadığını vurguladı. AK Parti iktidarıyla birlikte milletin sesini yükseltmeye başladığını ve iradesini ortaya koyduğunu anlatan Ekmen, "şimdi sıra Ortadoğu ülkelerindedir. Türkiye'den verilen mesajlar bu açıdan çok önemlidir" dedi. Türkiye'nin her seferinde darbeciler tarafından önünün kesildiğine de dikkat çeken Ekmen, buna rağmen demokratikleşmenin önünün kesilemediğini, 10’u aşkın demokratikleşme paketi yapılmasının bunun en açık örneği olduğunu ifade etti.

İLK ADIMI ÖZAL ATTI

Kürt sorununun çözümü konusunda ne zaman ciddi bir adım atıldıysa büyük engellerle karşılaşıldığına değinen Ekmen, 90’lı yıllarda bu konuda en ciddi adımın merhum Turgut Özal tarafından atıldığını belirtti. Böyle bir sorumluluğu almasının sonucunda Özal'ın şüpheli bir ölümle hayata veda ettiğini dile getirdi. Ekmen, "Sadece bu değil tabi ki. Halen nasıl olduğu çözülemeyen 33 erin şehit edilmesi vakası var. Hemen ardından örtülü darbe diyebileceğimiz Güneydoğu’nun ateş topuna çevrildiği, Tuğgeneral Bahtiyar Aydın ve Orgeneral Eşref Bitlis’in ölümüne kadar çok ciddi karmaşık bir dönem var.  Sonrasında Demirel’in girişimleri olduğunda yine bölgede kan ve şiddet arttı. 97 yılına geldiğimizde rahmetli Necmettin Erbakan’ın girişimleri olduğunu görüyoruz. PKK silah bırakmak istiyor. Ancak bir takım girişimler ile Doğu Perinçek’in de içinde olduğu yapılar PKK’nın silah bırakmasına engel oluyor. MGK’nın belgelerinde görüldüğü gibi engellemeler deşifre ediliyor. Bölücülük ikinci sıraya çekilirken, irtica başa alınıyor. 2007’de Dağlıca ve Aktütün baskınları oldu. Burada amaç referanduma hayır oyunu çıkarmaktı. Türkiye her dönem bir zan altına sokulmak istedindi. Terör belası ile ekonomik kaynakları sömürüldü. Sonuç olarak Kürt sorunu üzerinden üretilmek istenen gerilim ortamının tamamen ortadan kalması için çalışmalar var. Bu bir şekilde yapılacak ve bu topraklarda barış hakim olacak" diye konuştu.

HALKIN DEĞERLERİNE KÜFÜR ETTİLER

Yüzyıllık eski Türkiye’nin siyasi, idari ve sosyal rantını yiyenlerin artık bu rantı kaybediyor olmalarının hırsıyla hareket ettiklerine işaret eden Ekmen, bu rantı kaybedenlerin direnç gösterme çabasında olduğunu söyledi. Ekmen, “Bu rant çevresi sermaye alanında, sanat camiasında var. Yıllarca Türkiye’de Levent Kırca ve Ferhan Şensoy parodiler yaptı. Her hafta ülkenin siyasetçilerine, değerlerine küfür edildi ve bu halkın bilinçaltına siyasetçi sahtekâr olarak kodlanırken, memur ve asker bu ülkenin asıl sahibi olarak kodlandı. Türkiye’de onca sıkıntı yaşanırken askeri vesayet hakkında bir tek parodi bulamazsınız. Bu kişiler sanki Türkiye’yi yüz yıldır Laik Kemalist zihniyet yönetmiyormuş gibi,  toplumsal değerleri geri kalmışlık olarak gösterdi. Bu şahsiyetlerin şimdiki çırpınışlarını görünce toplum mühendisliğini çözüyoruz” diye konuştu.

Bu haber toplam 857 defa okunmuştur
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim