• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Batman : 4 °C
  • Mini kararnamede 2 Kaymakam, 1 Vali Yardımcısı değişti
  • Başaran'Iın iddiası, Valilik yalanladı
  • Yılmaz Güney Sineması projesi belirlendi
  • Mini kararnamede 2 Kaymakam, 1 Vali Yardımcısı değişti
  • Başaran'Iın iddiası, Valilik yalanladı
  • Yılmaz Güney Sineması projesi belirlendi

‘Geleceğimizi Diyabetten koruyalım’

14.11.2013 18:15
‘Geleceğimizi Diyabetten koruyalım’
14 Kasım 2103 Dünya Diyabet günü nedeniyle Halk Sağlığı Müdürü Dr. Vecheddin Acar yaptığı açıklamada “Geleceğimizi diyabettin koruyalım’ dedi.

14 Kasım 2103 Dünya Diyabet günü nedeniyle Halk Sağlığı Müdürü Dr. Vecheddin Acar yaptığı açıklamada “Geleceğimizi diyabettin koruyalım’ dedi.

Acar şöyle dedi: Diyabet (şeker) hastalığı, pankreasın yeteri kadar ya da hiç insülin salgılamaması sonucu ya da ürettiği insulin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen ve ömür boyu süren bir hastalıktır. Kısacası Diyabet kişinin, yediği besinlerden kana geçen şekeri yani glikozu kullanamaması ve kan şekerinin yükselmesidir. Kontrol altına alınmadığı takdirde kalp damar hastalıkları, böbrek hastalıkları, sinir hasarı gibi pek çok hastalığa yol açmaktadır.

Küresel bir halk sağlığı sorunu olarak diyabet hastalığının azaltılması, farkındalığın ve tedavi kalitesinin arttırılması amacıyla her yıl 14 Kasım’da, “Dünya Diyabet Günü” faaliyetlerine yer verilmektedir. Ayrıca diyabetin simgesi olan mavi halka, birlik ve kardeşlik anlamına gelmektedir.

Dünya Sağlık Örgütünün tahminlerine göre dünyada 285 milyonun üzerinde diyabet hastası bulunmaktadır. Eğer önlem alınamazsa bu rakamın 2030 yılında yaklaşık 450 milyon civarında olacağı öngörülmektedir. Küresel ölçekte gerçekleşen tüm ölümlerin %5’inden diyabet sorumludur. Diyabetli hastaların %80’i düşük veya orta gelirli ülkelerde yaşadıkları ve bunların çoğunun orta yaşlı (45-64 yaş) olduğu bilinmektedir. Ayrıca diyabet kaynaklı ölümlerin gelecek 10 yılda % 50 artabileceği düşünülmektedir.

Diyabet tüm dünyanın olduğu gibi Ülkemizin de önemli sağlık sorunlarından biridir. Diyabet tanısı konan hasta sayısı her geçen gün artmaktadır. Ülkemizde yaklaşık 6. 5 milyon kişinin diyabetli olduğu, yaklaşık 3.2 milyon kişinin ise diyabetli olduğundan haberi olmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra diyabet hastalığının görülme sıklığının obezitenin artışına paralel olarak hızla arttığı ve ülkemizde 20 yaş üzerindeki her yedi kişiden birinin diyabetli olduğu ortaya çıkmıştır.

Diyabet Tip I ve Tip II olarak ikiye ayrılır. Tip I diyabet, genellikle genç ve çocuk yaşta ortaya çıkar. Bu hastalarda pankreastan insülin yapımı ya çok azalmış veya durmuştur. Bu durumda kanda insülin yoktur. Kan şekeri düzeyini dengelemek için dışarıdan insülin vermek zorunludur. Tip II diyabet; bu hastalarda pankreasta ileri yaşlara kadar normale yakın düzeyde insülin yapımı vardır. Hatta bazen normalden fazla bile insülin yapımı söz konusu olabilir. Ancak insülin yeterli etkiyi sağlayamamaktadır. Şişmanlık ve yanlış beslenme insülinin istenen etkiyi göstermesini engeller ve kan şekeri yükselir. Bu hastaların çoğunluğu 40 yaşın üzerindedirler. Diyabetli kişilerde sıklıkla aşırı susama ve su içme, sık sık idrara çıkma, kilo kaybı, aşırı iştah ve çok yeme, bulanık görme, cilt enfeksiyonları, iri bebek doğumu yapılması, iyileşmeyen yaralar ve halsizlik belirtileri görülebilir. Ailede diyabet öyküsü olması, şişmanlık, hareketsiz yaşam, tansiyon yüksekliği (Hipertansiyon), düzensiz beslenme, kan yağlarının yüksekliği ve aşırı stres, diyabetin oluşmasında önemli etkenlerindendir.

Diyabet tedavisinde amaç kan şekeri ayarını sağlamak diğer bir ifade ile kan şekeri yükselmelerini ve kan şekeri düşmelerini önlemektir. Bu ayarın sağlanması, komplikasyonların gelişimini önlemek veya gelişmiş komplikasyonların seyrini yavaşlatmak için son derece önemlidir.

Diyabet tedavisinde öncelikle diyabetlinin eğitimi kadar edinilen bilgilerin günlük yaşama uygulanması ve sürekliliği de önemlidir. Diyabetin tedavisinin temelini beslenmenin dengeli ve doğru yapılması ile sürekli ve düzenli egzersiz oluşturur. Alışkanlıkların değiştirilmesi tedavinin başarısı için önemlidir. Diyet ve egzersizle kontrol altına alınmayan hastalarda diyabet ilaçları ile hastalık kontrol edilmeye çalışılır. Gerekliliğinde insulin tedavisine geçilir. Diyabet (şeker hastalığı) belirtileri görülen vatandaşlarımızın en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak gerekli tedaviye başlanması yaşam kalitesine önemli katkı sağlamaktadır.

Görülüyor ki diyabet ülkemizde de ciddi bir sağlık problemidir.14 Kasım Dünya Diyabet günü ve bunu takip eden diyabet haftası vesilesi ile siz değerli hemşehrilerimizin global bir sağlık sorunu olan bu duruma bir kez daha dikkatinizi çekmek istiyoruz. Sağlıklı günler dileğiyle...

Bu haber toplam 816 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • İki haftada 190 kilodan 98 kiloya düştü07 Kasım 2016 Pazartesi 13:01
  • Günde 150 tel saç dökülmesine dikkat19 Ekim 2016 Çarşamba 18:59
  • Her gün 30-40 tane zeytin tüketin17 Ekim 2016 Pazartesi 17:02
  • Şifayı Bölge’de buldu16 Ekim 2016 Pazar 15:26
  • Dev Guatırı olan hasta hayata yeniden döndü16 Ekim 2016 Pazar 15:22
  • Dr. Küçükkaya, romatizmaya karşı uyardı!13 Ekim 2016 Perşembe 18:39
  • Bölgede Nükleer Tıp Ünitesi de faaliyette12 Ekim 2016 Çarşamba 12:41
  • Refaketçi Oteli açıldı11 Ekim 2016 Salı 16:01
  • Gözdeki et kitlesine ameliyatlı çözüm10 Ekim 2016 Pazartesi 18:07
  • Hindistan Cebizi Zayıflama Seti. Coco Diet Satın Al06 Ekim 2016 Perşembe 01:09
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim