• BIST 109.314
  • Altın 152,858
  • Dolar 3,8291
  • Euro 4,5018
  • Batman : 11 °C
  • ‘Halkımız baskı politikasıyla ezilmek isteniyor’
  • Kalbinden bıçaklanarak öldürüldü
  • Kaza hayata küstürmedi
  • ‘Halkımız baskı politikasıyla ezilmek isteniyor’
  • Kalbinden bıçaklanarak öldürüldü
  • Kaza hayata küstürmedi

Kilise üzerine

30.08.2015 18:55
Çetin Ergin / Yazar

Çetin Ergin / Yazar

“Hıristiyanların ayinleri, ağır ve gizemli güzelliği, yaldızlı ikonaların parıltısı, ilahilerin ezgileri, diz çökmeler, istavroz çıkarmalar, baş döndürücü günlük kokusuydu. ‘’ H. Troyat-Çehov kitabından…

“Dostluk, sevgi, kilise ve azizler, çarmıhlar, tasvirler, mihrap, kürsü ve müzik

Bir vaaz yankılanır adamın kulaklarında

Rehavet içinde bir sohbettir çocukların dersleri sofranın ardından,

Erkekler, çocuklar, genç kızlar ve dindar hanımlar için

Sonra o senyör, burjuva ve sanatçı çıkar

Neşeyle gezintiye çevrede

Ve kentin su kenarlarında,

Gençler de giderler derin düşüncelerle. ‘’ HÖLDERLIN

İlk kez İstanbul’da bir kiliseye gitmiştim. Önünden geçmekte olduğum kiliseye birdenbire daldım. Can sıkıntısı yüzünden ve merak ederek etrafa bakınıyordum. Bir mum yaktım (içeridekileri taklit etmiştim). Sükunet içindeki salonda oturup dinleniyordum. Merak ve can sıkıntım şaşkınlığa dönüştü. Günlük kokusuna ve kendi kendine gelişen garip sessizliğe yabancıydım. Taban ile tavan arasındaki yükseklik bir kuyunun derinliğini çağrıştırdı bana. Bütün bunlarla birlikte büyük tablolar da gönlümü mest etmiş ama ayrıntıların özüne inememiştim.

Kiliseye ikinci gidişim Mersin’de oldu. İnsan, henüz kilisenin bahçe kapısında, yüksekliğin yarattığı bir yücelikle karşı karşıya kalıyor. Kilisenin yapısı da yüksektir, sadece bahçesi küçüktür. Bahçe çiçekler ve yeşilliklerle bezelidir. Kavak ve palmiye ağaçlarının yüksekliği kilisenin haçına erişiyor. Kuşlar kiliseye özgü bir sessizlikle ötmeden dallarda duruyor.

Kilisenin giriş kapısının sağındaki duvara “Musa’ya On Emir’’in verildiği an tasvir edilmiş. Solunda ise kiliseyi kimin kurduğunu anlatan bir yazı var.

Kilise salonunun duvarlarındaki tasvirler ve ikonalar da yüceliği artıyor. Duvarlarda “İsa’nın Çarmıha Gerilişi’’ni sırasıyla gösteren tasvirler ve Meryem’in resimleri ile heykelcikleri var.

Latin İtalyan Katolik Kilisesi’nde “Mayıs Ayı Meryem Ana Duası” başlamış. İnsanlar üçer sıra halindeki sıralarda yerini almış. Muşambaya diz çöken kişiler beyazlar giymiş kır saçlı papaza eşlik ediyor: “Kutlayın Meryem Anayı!” Papazın elinde şarap kasesi var. Yabancı olan papaz Türkçe yönetiyor ayini. Mihrapta sarı saçlı tatlı bir kız çocuğu ona yardım ediyor.

Erkekler ve genç kızlar, çocuklar ile yaşlılar kilisede var. Ayinin yapıldığı salona giren kim olursa olsun diz çöküp istavroz çıkararak bir yere geçiyor. Burada bulunanların dinini kestirmek zor görünüyor. Hepsi Katolik gibi davranıp Türkçe konuşuyor. Gerçek Katolikleri tanımak imkansız bir hal alıyor. Birkaç dindar ayakta mırıldanıp tespih çekiyor. Yüzler hiçbir ipucu vermiyor bana. Çeşit çeşit, renk renk bir topluluk: Esmer, sarışın, kumral; Kürt, Türk, Avrupalı… İlgi çekici bir topluluk!

İnsan inançlar mambetinde ruhu dinlenmiş olarak ayrılıyor...

Bu yazı toplam 837 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim