• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Batman : 16 °C
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’

Projeleriyle özgürlüğe koşan başkan: Sabri Özdemir

27.03.2014 15:08
Ciwan Değer / Batman Haber Gazetesi

Ciwan Değer / Batman Haber Gazetesi

Sabri Özdemir kimdir?

1972 yılında Batman'da doğdu.Uzun yıllar yurt dışında yaşamak zorunda kaldı. 1989 yılında HEP bünyesinde aktif bir şekilde çalışmalara katıldı.

1990'da Batman Gençlik Örgütlemesinde görev aldı. 1991 yılında genel seçimlerde çalışmalarda aktif olarak görev üstlendi.

Yurt dışında bulunduğu süre içerisinde KurdistanCentrum Derneğinin çalışmalarında bulundu, yaptığı çalışmalar nedeni ile 1995 yılında tutuklanarak 4 yıl cezaevinde kaldı. 1999 yılında Türkiye'ye geri dönüş yaptı ve 2005 yılına kadar dernek çalışmalarının yanı sıra yerel işletmecilik yaptı.

Bu kapsamda, özel güvenlik alanında nitelikli iş gücüne sahip kursiyer yetiştirdi ve çok sayıda özel güvenlik elemanı istihdam ettirdi. İnşaat ve madenciliğin yanı sıra ekip ve birliktelik ruhuna inanan, bireyselcilikten uzak eleman yetiştirdi. Yüzlerce kişiye iş ve çalışma imkânı sağladı.

Sabri Özdemir evli ve 4 çocuk babasıdır.

61341_593581470718011_1539130379_n.jpg

 

CİVAN DEĞER

Direnişleridir dirilişini sürdüren ölümsüz yoldaşların…

Tüm karanlıklara inat ve ‘esaretle’ cesaretleri

Sayısızca yok edildi onlar, kanlı katil elleriyle

Ve yine de kendi küllerinden yaratıldıkları baharlarda

Sır doludur yeniden varoluşları

Ama inançtır mucizevî oluşun(m)dan katliamlara meydan okuyuşları

Ve

Kör karanlıkları bitirircesine ibret olmalı...

‘Güneş’i beklerken…

Yerel Yönetim seçimlerine az bir süre kala belediye başkan adayları çalımlarını sürdürüken, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Batman Belediye Eşbaşkan adayı Sabri Özdemir’e halkın ilgisi çığ gibi büyürken, gittiği her yerde adeta sevgi seli ile karşılaşıyor.

Duruşu, cesareti, kişiliği, karizması ve halka olan bağlılığıyla ilgi odağı haline gelen Sabri Özdemir ile yaptığımız söyleşiyi keyifle okuyacağınızı umuyoruz…

 

1012871_610303655712459_1295730674_n.jpg

Neden aday olduğunuzu anlatabilir misiniz?

 

Halkımızın da bildiği gibi ben ve eşbaşkan adayı arkadaşım belediye başkanı koltuğuna oturmak için aday olmadık.

Aday olmama gelince asırlardan beri ezilen, dışlanan, hatta yakılarak küle dönüştürülen ve önderliğimiz tarafından başlatılan mücadele sonucunda Kürt özgürlük hareketinin canı pahasına verdiği amansız direnişin izinde kendi külünden doğan halkımıza ve bizimle beraber yaşayan azınlıklara en iyi hizmetleri sunmak için aday oldum.

Demokratik özerklik çerçevesinde halkımızın öz yönetimi ile gene halk ile birlikte belediyemizi yönetmek ve halkımızla ortaklaşa hizmetler üretmek için aday oldum.

Batman’ı yaşanabilir bir kent yapabilmek için aday oldum.

Kentimizde bulunan farklı kimlik ve inançlardan oluşan insanların kendi kültürlerini özgürce yaşamaları için katkı sunmak amaçlı aday oldum.

Kentimizde yaşayan mazlumların sesi olmak için aday oldum.

 

Seçim çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Şu anda seçim çalışmalarımıza partimizin programı çerçevesinde diğer Eşbaşkan adayımız sayın Gülistan Akel ile birlikte çok aktif bir şekilde devam ediyoruz. Şimdiye kadar kentimizde bulunan sivil toplum dinamikleriyle bir araya gelerek seçim çalışmalarımıza devam ettik. Halkımızla görüşmelerimiz devam ediyor. Partimiz tarafından kurulan seçim komisyonları çok hızlı bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Daha önceden de belirttiğimiz gibi amacımız belediye başkanı koltuğunda oturmak değil. Bu konuda zaten sıkıntımız yok ve rakibimiz de yok. AKP’yi ve onun adayını da rakip olarak görmedik ve görmüyoruz da. Bu seçim bizim için referandum niteliği taşıdığı içim amacımız alacağımız oy oranını yüzde 70’lere, yüzde 80’lere çıkarmaktır. Bu anlamda Batman halkına, partimize ve kendimize son derece güveniyoruz.

Adaylığınıza halkın yaklaşımı nasıl? Yoğun ilgi olduğu söyleniyor, bu konuda görüşlerinizi anlatabilir misiniz?

Halkımız adaylığımıza çok sıcak bakıyor, yoğun ilgi görüyoruz. Bu da bizi daha iyi motive ediyor. Halkımız partimizi ve bizi iyi tanıyor ve son derece güveniyor. Bu temelde bizim de en büyük arzumuz, halkımızı daha özgür bir zeminde kendisini daha sağlıklı ifade edebileceği bir kente yaşamasını sağlamaktır. Biz halkımızın özgürlüğü için bu yola baş koyduk, ondan dolayı halkımız bize güveniyor ve ilgi gösteriyor. Biz de onların yıllardan beri ilmik ilmik hayalini kurduğu ve bedelini fazlasıyla ödediği özgür kenti oluşturmak ve halk belediyeciliği yapmak için buradayız. Onların özgürlük rüyalarını gerçeğe dönüştüren ‘Güneş’in ışığı doğrultusunda kendileriyle birlikte özgür yönetimi oluşturmak ve kentimizi birlikte yönetmek için aday olduk…

1620958_601363433273148_163093865_n.jpg

2009 yerel seçimlerini göz önüne aldığımızda partiniz BDP’nin yüzde 60’lık bir oy oranı olduğunu görüyoruz. Bu seçimde oy oranı anlamında bir hedefiniz var mı?

Daha önceden de belirttiğim gibi Batman’da şimdiye kadar partimiz ve adaylarımız kimseyi rakip görmedi ve biz de zaten görmüyoruz. Dolayısıyla demokrasi ve özgürlük isteyen halkımızın oylarının yüzde 70’ni alabilecek kapasiteye sahip olduğumuzu şimdiden gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Ama ümit ediyorum bu oran yüzde 80’ni de bulur. Çünkü halkımız artık özgür olmak istiyor. Kendi öz yönetimini istiyor. Belediyeyi halkın bizimle beraber yönetmesini istiyoruz. Bu bağlamda halkın söz sahibi olacağı bir belediyecilik anlayışı ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun için oy oranımızın çok yüksek olacağından eminiz.

Seçildiğinizde Batman’da uygulanabilir projelerinizi kamuoyu ile paylaşırmışsınız?

Bizim seçilmeme gibi bir sorunumuz yoktur, böyle bir kaygımızda olmaz. Zaten bizim belediye başkanı olma gibi bir derdimiz de yok. Amacımız bugüne kadar halkımızın kanı üzerinde inanç ve din değerleri üzerinde siyaset yapanlara değim yerinde ise halkın tokadını vurmaktır.

Elbette ki çok önemli projelerimiz var. Ancak temel projelerimizi halkımız ile birlikte tartışarak karar alıp uygulamaya koyacağız. Projelerimizi, halkın bizimle birlikte alacağı kararlarla belirleyeceğimiz için zaten halk biliyor. Ancak şunu söyleyebilirim, en büyük projemiz demokratik özerkliğin inşasıdır ve ona hep beraber sunacağımız katkıdır.

1509858_610472245695600_1726974912_n.jpg

Partinizin demokratik özerklik projesi var. Demokratik özerklik nedir?

Demokratik özerklik geniş anlamda demokratik ulusu, dar anlamda ise demokratik yönetimi ifade eder. Demokratik Özerklik, idari yapıları ne olursa olsun farklı etnik toplulukların demokratik anlayış içinde kimliklerinin tanınmasını esas alır. Bu sistem; anadilde eğitim, kültürel özgürlük, düşünce ve örgütlenme özgürlüğü temelinde kendi kimliğiyle siyaset yapma olanağını oluşturur. Toplumsal özgürlüklerin anayasal güvenceye bağlandığı bir hukuksal ve siyasal ilişkiler bütündür. Demokratik Özerklik, tüm toplumsal farklılıkları zenginlik olarak görür ve yaşatır. Aynı toprak parçası üzerinde bu toplumsal zenginliklerin özgünlüklerini koruyarak, kendi özyönetim organlarını oluşturmasını ve kendi kendisini yönetmesini vazgeçilmez kabul eder.

Bölgesel ve yerel demokratikleşme, farklı kimliklerin, kültürlerin ve inançların anayasal güvence altına alınması esasına dayanır. Bu çerçevede bölgesel sorunların çözümü özgür ve eşit yurttaşlıktan geçer. Başta Kürt halkı olmak üzere Mezopotamya’nın bütün kültürel zenginlikleri ifadesini Demokratik Özerklikte bulur.

Demokratik Özerklikte Kürtlerin yaşadığı coğrafyanın Kürdistan olarak kabulü önemlidir. Demokratik Özerklik kabul edilirse ulus devlet ile uzlaşma zemini ve temeli doğar. Demokratik Özerklik, halkın ulus devlet ile ortak çatı altında yaşamanın asgari koşuludur. Demokratik Özerklikle Kürtlerin varlığının tanındığı demokratik bir statü olan Demokratik Özerk Kürdistan, siyasi idari yapılanma olarak somutlaşacaktır. Bu tarihsel olduğu kadar güncel bir gerçekliktir de.

Kürtler iç güvenliklerinden spora kadar tüm yaşam alanlarında devlete ihtiyaç duymadan ve devlet dışında kendi toplumsal özgürlüklerini geliştirecekleridir. Siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel örgütlenmelerini gerçekleştirip kendi iç güvenliklerini güvenceye alacaklardır. Özellikle bunun için devletin bunları kabul etmesi de beklenmeyecektir.

Rojava’ya ilişkin görüşlerinizi anlatır mısınız?

Öncelikle Rojava’da yaşanan devrim sürecinden dolayı son derece mutluyuz ve gururluyuz. Bu devrimi gerçekleştiren başta kadınlar olmak üzere bütün direnişçileri saygı ile selamlıyorum.

Ortadoğu’da yaşanan durumlar göz önünde bulundurulduğunda her ulus ayrı bir devlet talep etme çözümsüzlüğün derinleşmesine hizmet edecektir. Böyle bir talep halkların birbirini boğazlamasına kadar gidebilecek kanlı bir süreci tetikleyecektir. 200 yıllık ulus devlet deneyimi tüm biçimiyle bunu çok çarpıcı biçimde ortaya koymuştur. Bu ulus devlet anlayışı yerine Demokratik Özerklik anlayışımız, halkların tartışma ve karar alma mekanizmalarına katılmalarını kolaylaştıran, toplumun bütün temel sorunlarını en iyi şekilde ve yerinde çözüme kavuşturacağı yeni bir siyasi – idari yapılanma modelidir.

1966700_598882993521192_726830588_n.jpg

Amed Newroz’u ile başlayan ve devam eden yeni bir süreç var. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz.

Amed Newroz’u ile başlayan süreç her zaman barış için didinen önderliğimizin önemli projelerindendir. Önderliğimizin başlattığı bir süreçtir. Bu süreçle beraber gerillanın geri çekilmesi başladı. Ülkeyi yöneten hükümetin bütün oyunlarına rağmen zaman zaman sorunlar yaşansa da bu süreç ölümleri durdurdu. Barış sürecinin mimarı önderliğimizdir, barışı nakşeden de Kürt özgürlük hareketinin direnişi ve asil duruşudur.

Önderliğimiz, özgürlük hareketimiz ve halkımız barışa yönelik devam eden bütün kirli oyunları akıl ve mantık yolu ile bozarak ülkemizi ve bütün Ortadoğu’yu huzura ve özgürlüğe kavuşturmak için adeta güneş gibi dünyaya ışık vererek insanlığı aydınlatmaya devam ediyor. Nihayetinde bunu Amed Newrzun’da da gördük.  

Bu süreçte hükümetten beklentileriniz nelerdir?

Bir söz var; ‘Hak verilmez, alınır’ mantığıyla değerlendirdiğimizde bu temelde bugüne kadar başta Kürt halkı olmak üzere diğer devrimci demokratları da düşündüğümüzde ülkeyi yöneten sistem şimdiye dek kimseye herhangi bir hak vermedi. Bu güne kadar hak anlamında elde ettiğimiz bütün kazanımların bedelini canımızla, kanımızla ödeyerek aldık, almaya da devam edeceğiz. Ama gönül ister ki kimsenin canı yanmadan hakları verilsin.

Hükümete gelince bütün baskılarına ve tutarsız politikalarına rağmen elbette ki yurttaş olarak ve toplumsal anlamda beklentilerimiz olacaktır. Ancak hükümetin tutarsız yaklaşımı önderliğimizin ve partimizin barış projelerini oyalamak için durmadan çeşitli oyunlar oyalanmaya çalışılıyor. Bütün bu oyalamalara ve oyunlara rağmen halkımızdan, ezilenlerden, demokrat – devrimci ve aydın kesimlerden aldığımız destekle var gücümüzle barış çabalarımızı sürdürüyoruz. Bu anlayışa barış çabalarımızı sürdürdüğümüz için en değme oyunları bozabilecek ve halkımızın özlemi olan özgür gelecekle buluşturma şansına sahibiz.

Sizce bu süreçte Kürt tarafı üzerine düşeni yaptı mı?

Kendi öz kültürü ile yaşamak isteyen ve kendi öz yönetimi için mücadele eden, kimsenin köleliğini kabullenmeyen Kürtler, her zaman bütün barış süreçlerini desteklemiş, tüm baskı ve zulümlere rağmen üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır. Yapmaktan da hiçbir zaman vazgeçmeyecekler. Ama AKP’nin Batman adayı Emin Ekmen gibileri kendi şahsi çıkarları için bir halkın özgürlüğünü ve onurunu feda etmeye çalışarak öz kültürlerinin katili olmaya devam ediyorlar. İşte bu ve buna benzer çeyrek Kürt bile sayılamayacak kadar düşmüş bireyler elbette ki barış süreci için üzerine düşeni yapmadı. Ama 30 Mart’ta yapılacak seçimlerde halkımız bunların kirli oyunlarını bozmak için üzerine düşeni fazlasıyla yapacaktır. Çünkü halk kendi öz yönetimini istiyor, halk barış istiyor, huzur istiyor, samimiyet istiyor, kendi benliğini, kültürünü yaşamak ve yaşatmak istiyor. En önemlisi de halk geçmişi yolsuzluklara, kirliliklere bulaşmış kimseleri istemiyor.

Seçim çalışmaları bağlamında BDP tabanına çağrınız nedir?

Partimizin tabanı zaten gerekli bilince sahiptir. Ancak Kürt halkı üzerinde şimdiye kadar oynanmış oyunları da göz önünde bulundurduğumuzda bu sinsi tuzakların bir daha yaşanmaması için halkımızın daha dikkatli olmasını istiyoruz.

Bu temelde halkımızdan en büyük talebimiz daha dikkatli olmalarını istiyoruz. Ayrıca en önemli durumlardan biri de, bu seçimin bir referandum niteliği taşıdığını unutmamaları gerekiyor. Bu temelde kendi öz yönetimlerini daha güçlü ve coşkulu ve özgür bir gelecek anlamında oluşturmaları için daha özverili çalışıp oy oranımızı arttırmalarını istiyoruz. 

Ekolojik toplum kavramı çerçevesinde Batman’da hangi faaliyetleri hayata geçireceksiniz?

Bu kapsamda partimizin belirlediği ‘Ekolojik Yerel Yönetimler’ programı var. Biz de bu program çerçevesinde gerekli çalışmalarımızı yapacağız.

Bu temelde insan doğanın bir parçası olarak kabul ediliyor. Bu anlayışla doğaya saygı duyuyoruz. Bu surum temel ilkelerimizden biridir.

Bu temelde yerel yönetimler toplumsal bir kimliktir ya da özgür toplumun kimliğidir. Dolayısıyla tanımlamalarını da devlet ve partileşmelerden ziyade toplumsal alanın öz yönetimi içinde yapması daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Mekan, yer, yerel, toprak, doğa, ekolojik bir sistemdir. Dolayısıyla belediyenin- yerleşmenin kendisi aynı zamanda ekoloji ile ilgili bir mekandır. Yani yerleşme;ekolojik bir birimdir, bir ekosistemdir. Toplum yerleşmede yaşadığına ve yerleşmeyi oluşturduğuna göre, toplumun kendisi de ekolojiktir ya da bir ekosistemdir.

Ekolojik demokratik toplum anlayışında ise, sorun – kirlilik oluşturmayacak yöntem ve malzemelerle üretim yapma ilkesi söz konusudur.

Bu yolla, konfederal – özgürlükçü yerel yönetimlerin bölgesel ihtiyaçlarını karşılamak için, insani ölçekte düzenlenmiş çok yönlü endüstriyel projelerini, organik tarım şekillerinin kullanımı, güneş, rüzgar gibi alternatif enerji kaynaklarını ve eko – teknolojilerin kullanımını amaçlamaktayız.

Demokratik uygarlığın yerel yönetimleri olarak, yeşil alanları büyüyen bir biçimde planlayarak kentlerin yeni çehresini, insan – doğa ve kır – şehir barışması temelinde oluşturacağız. Yani kentlerimiz, kendi gelişimini çevresiyle ölçen, imkanları ne kadar paylaştığı ve en küçük yerleşim birimiyle ne kadar karşılıklı ilişki içinde olduğuyla değerlendirilecektir. Bu aynı zamanda kentli – taşralı ayrımını da ortadan kaldıracaktır.

İmar planlarında yapılacak düzenlemelerle, kentte yaşayanların soluk alabilecekleri, sağlıklı yaşam mekanlarını sayı ve alan olarak arttıracak düzenlemeler yerel yönetimlerde önceliklerimiz arasında yer alacaktır. Kentlilerin yaya olarak bir baştan bir başa yürüyerek gezebileceği, trafiğe takılmadan ve geç kalma endişesi yaşamadan gideceği yere varabileceği, becerileri doğrultusunda ekolojik aktivitelere katılabileceği kentler oluşturacağız.

Belediyemiz kendisine düşen tüm yasal yetkilerini kullanarak çevreye duyarlı bir madencilik sektörünün gelişmesine destek sunacaktır.

Antik kentler ile arkeolojik kalıntı alanlarını ortadan kaldıran ve tarım alanlarını geri dönülmez biçimde tahrip eden HES’ler ile çevre kirliliğine neden olan termik santrallerin inşası ve aktivitelerinin durdurulması için etkin mücadeleler verilecektir. Bu santraller yerine, alternatif enerji kaynakları olarak güneş ve rüzgar enerjisi kullanımı ve yaygınlaşması için yerel yönetimimiz öncülük yapacaktır.

Bu bilinci çocukluktan başlayarak geliştirecek, yeni neslin gerçek doğasever bir kuşak olması için gerekli tüm eğitim mekanizmaları oluşturacağız.  

Batman’da partinize muhalif kesimlere bir çağrınız olacak mı?

Partimize muhalif olanlara çağrımız şudur; bir an evvel başkalarının köleliğinden kurtulup kendi özlerine dönsünler. Büründükleri gömlek başkasına aittir. Burada bir hadis ile son vermek istiyorum. Peygamberimizin de dediği gibi “Aslını inkar eden bizden değildir” bu hadise rağmen bize gelip de aslına sahip çıkanları reddetmeyiz. Bütün ihanetlere rağmen, bu kişi ya da grupların zaman kaybetmeden kendi özlerine dönmesini istiyoruz ve bu çağrıyı yapıyoruz.

Bu yazı toplam 3058 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim