• BIST 104.001
  • Altın 145,505
  • Dolar 3,5061
  • Euro 4,1839
  • Batman : 34 °C
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’

YAZI YAZMAK

13.08.2015 15:36
Çetin Ergin / Yazar

Çetin Ergin / Yazar

Yazı yazmaya yeni başlayanlar, yazar olmanın çekici ve coşkulu havasına uyarlar. Böylece, bir ideale sahip olarak kendilerini farklı görmeye başlarlar. Yazarların ilk eserlerini eleştirmenlere veya yayıncılara verdikleri ilgi toplayan öykülerini ya okumuşlardır ya da duymuşlardır. Yazı yazmak sanatının etkisinin daha kalıcı ve genel olduğunu varsayıp artık ünlü ve büyük olmanın hayallerini kurarlar.

Yazma sanatı, doğrusu riskli ve sıkıntılı yürür. Başarısızlık endişesi giderek isteksizliği doğurur. Yine de yazma hevesine dair öğütler ümit ışığı gibidir. Devam etme gücü, yazdığından keyif almak ve özgünlük cesaret vericidir. Bütün bunlarla birlikte yazmak üzerine bilinen birçok aforizma destek niteliğindedir. İkisi şöyle: Tolstoy: ''İnanıyorum ki, bir insan yazmak istiyorsa yazar.'', Çehov: ''Yazı yazmak sanatı kötü yazılmış şeylerin üstünü çizmektir.''

Kendimize ve başkalarına karşı bir ifade etme sorunu ile karşı karşıyaymışız gibi, yazı yazmak ne denli zor ve riskli görünse de yazı denemelerine vakit harcıyoruz. Denemeler yapmaktan hoşlanılırcasına adeta. Kısacası beyaz sayfaların, rengarenk kalemlerin ve klavyedeki harflerin dayanılmaz çekiciliği apaçıktır. Nitekim okuryazar hangimiz bir mektup, bir şiir yazmamıştır? En azından bir dilekçe, sıradan bir not yazmışızdır. Kalem eline alan her insan bir harf, bir kelime veya bir cümle yazmıştır. Hiç değilse bir karalama, bir şekil ya da gelişigüzel bir resim çizmiştir.

Yazı yazmak kurallarını büyütmesek bir şeyler yazılabilir bence. Gözlemlerimizi, yaşadıklarımızı, konuşmalarımızı doğal ve anlaşılır bir biçimde yazıya döktüğümüz an ufak bir başarı kapısı aralanabilir belki. Mesela bir sohbet sırasında konuşulanları birisi yazsın ya da yürürken kendi kendimize konuştuklarımızı kaydedelim. İlginç ifadeler kullandığımızı fark ederiz. Bu da bir şeydir zannedersem!

Gerçekten, neden yazmıyoruz, daha doğrusu neden yazamıyoruz sorusu tartışılır durur. Birikimsizlik, tembellik ve sohbet etmek gibi günlük hayatımızın temel özellikleri sıralanır ifadelerimizde. Genel geçer tespitler ama özlü tespitler yerinde olmakla birlikte; alışkanlıkları değiştirmemek, kişisel kaygıları yenememek ve keyifsiz yazmak, hatta bir yükmüş gibi yazmak eklenebilir bu seçeneklere. Gene de yazmak için ön hazırlıklar şarttır. Kelime hazinesi ve cümle bilgisi; uzatırsak gözlem gücü ve birazcık yetenek de olmalı!

Her şeyi bir kenara bırakalım. Yazı yazma sanatı bütünüyle çok çalışmakla ilgilidir. Çehov yazmış: ''Yapılacak şey, durmadan, gece gündüz çalışmak, okumak, öğrenmek ve irade sahibi olmaktır.’’ Diğer örnek Edison’dan: Edison ampulü icat etmek için iki bin deney yapmış. O'na sormuşlar: ''Neden ampulü bulamadınız?'' Şöyle yanıtlamış: ''Ampulü bulmak için yanlış iki bin yol denedim! ''

Yeteneğini keşfeden yaratıcılar ışığında başarılı olmaya çalışırken, daha fazla kağıt ve kaleme ihtiyacımız olduğunu hiç bir zaman aklımızdan çıkarmamaya dikkat etmeliyiz bana kalırsa.

Bu yazı toplam 556 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim