• BIST 104.001
  • Altın 145,669
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Batman : 32 °C
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’

YAZMANIN DAYANILMAZ SORUMLULUĞU…

27.01.2015 11:47
Zeki İnanç / Sosyolog

Zeki İnanç / Sosyolog

"Cesurun bakışı korkağın bıçağından daha keskindir."

demiş bir düşünür.

Yazmanın dayanılmaz sorumluluğu işte bu noktada başlıyor.

Gazetecilik ve yazarlık topluma ayna olmanın en önemli kriteridir.

Bazen acıda olsa gerçeklerin üstünü örtmeden ajitasyona kaçmadan

doğruları kral çıplak felsefesiyle ortaya çıkarır, projektör vazifesini görür.

Toplumu kemiren keneleri,görünmezlik pelerinine bürünen çirkinlikleri

ortaya çıkarmanın vicdani sorumluluğuyla asli vazifesini görür.

Yalan yanlış haberler yapıp vebal altına giren kişileri gazeteci yada

yazar vasfında insanlar olarak değerlendirmiyorum.

Bir yazar bir gazeteci niçin yazmalı?

Halkının sesini,duygularını,düşüncelerini,özlemlerini,acılarını

dile getirmek için yazmalı.

Insanların dile getiremediklerini haykırmanın onurlu vazifesini görmeli.

Bunu destekleyecek binlerce örnek vermek mümkün.

Ama bu köşede sadece bir kaçına değinmek istiyorum.

-yalan siyasete dur demek için yazmalı

-kanla,savaşla beslenen zihniyeti değil barışın ve kardeşliğin

önemini,güzelliğini vurgulamak için yazmalı.

-her insanın dilini,kültürünü özgürce ifade edebileceği bir topluma

ışık olmak için yazmalı

-işkence gibi bir insanlık suçunun çirkinliğini,onursuzluğunu korkmadan

dile getirmenin vicdani sorumluğuyla yazmalı.

-ranta,hırsızlığa,yolsuzluğa prim verenleri engellemek için yazmalı.

-çocuklarımıza,gençlerimize; uyuşturucu,alkol,sigara gibi kötülüklerin

nasıl bir cehennem hayatı yaşattığını bıkmadan usanmadan yazmalı.

-kumarla,bahislerle ailelerin ocaklarını söndüren fareleri teşhir için yazmalı.

-inançlarından dolayı zulüm gören insanlara tercüman olmak için yazmalı.

-kadının bir ana,bir bacı,bir eş olmasından ziyade bir insan olduğunun

bilinciyle hakkını,hukukunu gözeterek yazmalı.

-bir emekçinin ekmeğiyle oynayanların maskesini düşürmek için yazmalı.

-eğitimin önemini,cehaletin karanlığını aydınlık sayfalarda hep yazmalı.

-sanatın nasıl toplumu kenetlediğinin bilinciyle saygıyı hakettiğini yazmalı.

-sporun kardeşlik ve dostluk olduğunu bilerek kitleleri öfke,nefret seline

sürükleyecek yorumları yapan asalakları teşhir için yazmalı.

-haksızlıklara maruz kalan yalnız insanlara kol kanat germek için yazmalı.

-insanların mahremiyetine saygı duyarak ölçüyü aşmadan yazmalı.

-ve bir gün adaletin herkese lazım olacağı düşüncesiyle hukuğun kurallarının

hakaniyete ve vicdana uygun işlemesi için öncü olup yazmalı.

Demoklesin kılıcı bir yazarın, bir  gazetecinin başının üstünde hep olacaktır

Sonsuza kadar…

Zaten yazmakta bunu gerektiriyor.

Kelle koltukta olsa bile…

Çünkü bir yazarın,bir gazetecinin  insanlık adına iyiyi,doğruyu ve güzeli yazmak hususundaki dayanılmaz sorumluluğunun önüne hiçbir güç engel,yasak koyamaz; yazma özgürlüğünü elinden alamaz.

Ve bir düşünürün sözüyle yazıma nokta koymak istiyorum.

“Bazen içindeki ses sana zor geleni yapmanı söyleyebilir

Korkma! ve içindeki sesi dinlemeye devam et…”

 

Bu yazı toplam 1045 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim