• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Batman : 18 °C
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’
  • Batman Büyükşehir oluyor
  • İşkur Batman’da 378 işçi alacak
  • ‘Semt poliklinikleri Batman’ı rahatlatacak’

ZERRE KADAR GÜNAHIM YOK

05.09.2017 11:21
Mine Bayoğlu / Yazar

Mine Bayoğlu / Yazar

Tembellik, hazırcılık, iş bilmezlik öyle bir illettir ki kişi başarısız olduğu her konuda suçu başkalarına atar. Miskinlik, mecburen beraberinde onursuzluğu hatta ahlaksızlığı da getirir. Ele yüze bulaştırılan her konu aslında başkasının kabahatidir. En basitinden, bizde öğrenci öğretmeni suçlar, öğretmen okul müdürünü, okul müdürü Mili Eğitim Müdürü’nü… Bu şikayet ve kusuru başkasında arama hali tıpkı bir labirent gibi dönüp durur.

Bir insan vücudunu toplum olarak kabul edersek, bu vücudu oluşturan en küçük yapı taşı hücreyi de birey olarak ele alabiliriz. İşte toplumumuzu oluşturan kişinin genel mizacı, öz eleştiri yapmayı hiç aklına bile getirmeyen, kendini her konuda muvaffak ilan eden fazlasıyla geniş bir tiptir.

Bizim sporcumuzda, yazarçizer takımımızda, bilim insanımızda, siyasetçimizde… Toplumun her kesimindeki insanda bu genişlik görülür. Hangi yıldı hatırlamıyorum, uluslararası yüzme müsabakasında, sondan birinci olan kadın sporcumuz kendine uzatılan mikrofona, “yarışı tamamladığı ve Türkiye’yi temsil ettiği için çok mutlu olduğunu, yıl boyu ne kadar çalışıp emek verdiğini” anlattı. Spikerin, “aldığınız derece için ne diyeceksiniz, oldukça gerilerde?” sorusuna büyük bir pişkinlikle, “dün gece hiç uyuyamadım, uykusuz kaldım, bu yüzden derecem düşük geldi” dedikten sonra tekrar gülümseyerek, Türkiye’yi temsil ettiğim için çok mutluyum… Türküsüne devam etti. Türkiye’yi temsil ettim ama aldığım sonuçtan memnun değilim. Yeterince çalışmamışım ki başarısız oldum. Ülkemden özür diliyorum, diyemedi.

Utanmasak “bilimde, sporda ve sanattaki başarısızlığımızın sebebi, ABD ve Avrupa’nın bu konularda haddinden fazla başarılı olmalarıdır. Bu adamlar bu işleri bu kadar abartmasalar, oturduğumuz yerde kendi kendimize başarılı olurduk” diyeceğiz.

Bakın, bizim şu dönem en popüler sol görüşlü köşe yazarlarımızla, havuz medyasında gazetecilik oynayan şahısların bile kafası bu şekilde işler. Her felaketin müsebbibi ABD ve Avrupa’dır. Emperyalizm öyle bir illettir ki kapıyı kilitleseniz bile duman olur, anahtar deliğinden süzülür de sizin gırtlağınıza oturuverir. Bu kalemler adeta bir şablon misali kahvehane ahalisine ezberlettikleri komplo teorileriyle millete akıl satarlar. Söyledikleri tek şey amiyane tabirle “her şey Amerika’nın oyunudur, Avrupa’nın bilmem nesidir...”

Bu fikirlerini ispatta öylesine ısrarcı olup güya öylesine gizemli şeyleri deşifre ederler ki insanın: “Bizim elimizden hiçbir şey gelmezmiş, çalışıp çabalamaya da lüzum yok. Verelim anahtarları, onlar minnetsizce içeri girip fink atsınlar. Nasıl olsa ne derlerse o oluyormuş, modern dünyanın Tanrı’ları bu ülkelermiş. Var olma gibi bir iddiaya gerek var mı?” diyesi geliyor.

Ekonomi kötüye gittiğinde bunun tek sorumlusu, dünya piyasalarındaki genel konjonktürün etkisi oluyor. Üretim ekonomisinden vazgeçmenin, ülke varlıklarını elden çıkarıp özelleştirmenin hiç etkisi olmuyor. Mesela Batman’ı Batman yapan petrolünü, TP’yi elden çıkarıp bir dolu insanı kanun dışı şekilde erken emekliliğe mecbur edip yüzlerce insanı işsiz bırakmanın, Batman’ın genel olarak ekonomisinde hatta sosyal ve kültürel alanında yapacağı olumsuzluklar da Amerika’nın oyunudur. Kimse aksini iddia edemez. Bunlar benim aziz ve kutsal duygularım değil, bilakis kabak gibi meydanda olan gerçeklerdir. Basın özgürlüğü konusunda cennet olan ülkemizde, kimi cümlelerin sonuna ünlem koyup da başımı belaya sokacak değilim.

Yine üretim ekonomisinden vazgeçip devleti küçülte küçülte, mahalle arasındaki emlak satış bürolarına çeviren siyasilerimizi, “ne olur ülkemize gelip yatırım yapın” diye yalvartmak zorunda bırakan ise yeni peyda olan Çin emperyalizmidir.

“Biz zamanında Fetullah Gülen’e methiyeler düzsek de 15 Temmuz darbe girişimi onu besleyip büyüten ABD yüzünden olmuştur. Darbe gecesi onca insan, zamanında bu cemaati devlet kadrolarına bizzat yerleştirdiğimiz için ölmedi. Hainler, katiller, Gülen ve ABD hatta duruma göre Almanya yüzünden öldü.”

Hiçbir şey kendiliğinden olmaz, hayal kırıklıkları ve başarısızlıklar da dâhil. Her şeyin akla ve mantığa uygun bir sebebi vardır. Bu sebepleri mantık dairesinden uzaklaştırıp beş yaşındaki bir çocuk gibi olmayacak şeylere bağlamak, gerçekten işin kolayına kaçmaktır. Yazarından öğrencisine, politikacısından sporcusuna kadar herkes öz eleştiri yapmak, kendi suçu kabahati varsa bunu kabul edip düzeltmeye çalışmak zorundadır. Kurtuluş Savaşı yıllarında, hem ABD mandası mı olsak, İngiliz’in himayesine mi girsek, diyen vatan hainleriyle hem de yedi düvelle savaşan atalarımız ve Mustafa Kemal Atatürk bize bağımsız, özgür bir ülke bıraktılar. Elimiz ensemizde her rezaleti ABD ve batı yapmıştır deyip miskinlik yapalım diye ölmediler.

Bu yazı toplam 929 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Batman Haber Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0-488 214 62 62 | Haber Yazılımı: CM Bilişim